Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/6368 E. 2022/7955 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/6368
- Karar No
- 2022/7955
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.03.2021 tarih ve 2018/390 E. - 2021/65 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin iç hastalıkları uzmanı olarak 20 yıldır doktorluk yaptığını, çalışmalarını obezite üzerine yoğunlaştırdığını, aynı zamanda gazete yazarlığı ve TV programları da yapan müvekkilinin tanınan, güvenilen, sevilen kişilerden olduğunu, müvekkilinin isminin, fotoğraflarının ve videolarının kendisinden izin alınmaksızın davalı tarafından www.lipitabsanadagitim.com alan adlı internet sitesinde kullanıldığını, bu sitelerdeki mesafeli satış sözleşmelerinde davalının telefon numarasının açıkça yer aldığını, müvekkilinin TV programlarında kilo korumaya yardımcı ve patentli ...isimli bir buluştan söz ettiğini, ancak hiç bir zaman ticari bir ürüne vurgu yapmadığını, kaldı ki müvekkilinin bu programlarda ürünün zayıflamak için değil kilo korunması için kullanılması gerektiğini ifade ettiğini, davalının sattığı ürünün, müvekkilince ifade edilen üründen de farklı olduğunu, davalının, müvekkilinin ününden haksız yarar sağlamaya çalıştığını, ürününün satış miktarını ve firmasının bilinirliğini arttırdığını, doğruluğu kanıtlanmamış ifadelerle müvekkilinin mesleki kariyerine zarar verdiğini ileri sürerek davalının eyleminin hukuka aykırı olduğunun tespitini, müvekkilinin kişilik haklarına yönelik saldırıya son verilmesini, şimdilik 50.000.-TL maddi, 50.000.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek TL banka mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 18.02.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat yönünden talep sonucunu 189.000.-TL'ye çıkarmıştır. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, bilikişi raporu ve dosya kapsamına göre; obezite konusunda çalışmalar yapan ve tıp doktoru olan davacıya ait başka platformlarda daha önce yayınlanmış video görüntüleri ve fotoğraflarının davalı tarafından "LİPİTAPS" isimli zayıflatıcı etkisi olduğu iddia edilen ürünün tanıtımı için izinsiz olarak kullandığı, bu durumun FSEK 86/1. maddesi uyarınca haksız bir kullanım olduğu, bilirkişi raporu ile davacının görüntülerinin ürün tanıtımlarında kullanılmasının ürün satışlarına etkisinin %35-%40 düzeyinde olacağının tespit edildiği, davalı tarafın ticari kayıtlarının bilirkişi incelemesi için dosyaya sunulmaması nedeniyle, davalının ürün satışından elde edilen gelirinin kesin olarak tespit edilemediği, TBK 50/1. maddesi uyarınca, hakkaniyete uygun bir maddi tazminatın ve buna bağlı olarak da manevi tazminatın belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait isim, fotoğraf ve videolarını izinsiz olarak internet sitesinde kendisine ait ürünün tanıtımı ve satışı için reklam amaçlı kullanması eyleminin hukuka aykırılığının tespitine, kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinden bu kullanımlara son verilmesine, 20.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, kişilik haklarına tecavüzde bulunulmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulü ile maddi tazminatın kabul edilen kısmı üzerinden davacı lehine 5.900,00 TL vekalet ücretine, reddedilen maddi tazminat kısmı üzerinden ise davalı taraf lehine 20.005,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/3. maddesinde düzenlenen “maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez” hükmü gereğince davada kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine 5.900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mahkemece uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmayan AAÜT 13/1. maddesi dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalı ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 370/2. maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm kısmının 11. bendinde yer alan “Davalı vekiline maddi tazminat davasının reddedilen kısmı üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 20.005,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine," ibaresinin çıkarılmasına, aynı yere “Davalı vekiline maddi tazminat davasının reddedilen kısmı üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/3. maddesi gereğince takdir olunan 5.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine” ibaresinin eklenerek kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 1.280,45 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 09/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.