Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/6155 E. 2022/9226 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/6155
Karar No
2022/9226
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05.07.2021 tarih ve 2015/348 E. - 2021/627 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 44.020.-TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 08.01.2007 tarihinde “İşletme Lisans Antlaşması” imzalandığını, bu çerçevede müvekkilinin İstanbul/...ve Bahçeşehir lokasyonlarında bulunan restoranların “Little Caesars” adı altında işletme lisansını elde ettiğini, her iki restorana ait lisans sözleşmelerinin müvekkilince noter marifetiyle gönderilen 21.05.2009 tarihli ihtarnameler ile feshedildiğini, sözleşmenin feshi sonrasında sözleşme gereğince davalıya verilen 60.000,00 Euro tutarlı teminat mektubunun davalı tarafından paraya çevrildiğini, teminat mektubunun paraya çevrilmesi sonrasında müvekkilinin cari hesabında hiçbir borcu kalmadığı halde teminat mektubundan geriye kalan 14.597,06 TL'nin müvekkiline iade edilmediğini, bu hususta Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün 2009/10045 Esas sayılı dosyasında yapılan takibin de davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin lisans anlaşmaları çerçevesinde davacıdan fatura ve cari hesaptan, cezai şart alacağından ve işyerlerinin tahliye edilmemesinden kaynaklı alacaklarının bulunduğunu, davacının açmış olduğu davanın yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, Little Caesars Enterprises İnc şirketinin sahibi olduğu "Little Caesars" sisteminin Türkiye'de lisansını verme hakkına sahip olan davalı ile işletme hakkına sahip olan davacı arasında Tarabya ve Bahçeşehir' deki restoranlar için "İşletme Lisansı Anlaşması" imzalandığı, dava konusu restoranlar için davalı lisans veren ile dava dışı 3. kişiler arasında Tarabya ve Bahçeşehir'deki restoranlar için 5 yıl süreli kira sözleşmeleri akdedildiği, bu sözleşmelerden doğan kira bedellerinden kiraya verene karşı davalının sorumlu olduğu, ancak, lisans sözleşmesi çerçevesinde lisans alan işletmecinin bu bedelleri mecurun kiracısı olan lisans veren davalıya ödemekle yükümlü olduğu, sözleşmede yer alan hükümlerin, davacı işletmecinin ekonomik yıkımına sebep olacak bir kâr- zarar dengesine yol açtığından davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu, kesinleşen mahkeme kararlarında da davacının sözleşmeyi feshinin haklı bulunduğu, davalının, mecurların teslim edilmediği iddiasının sözleşme ve dürüstlük kuralları gereğince yerinde olmadığı, bu nedenle davacının fesih sonrası kira bedelleri veya cezai şart borçlarının bulunmadığı, davacının inşa ve tefrişat masrafları nedeniyle alacaklı olduğu, davalı tarafça, reklam ve pazarlama hizmetlerinin yerine getirilmediği, bunlar için alınan ücretler bakımından sebepsiz zenginleştiği ve iade borcunun doğduğu, nitekim taraflar arasındaki karşılıklı olarak görülen ve kesinleştiği anlaşılan dava dosyalarında davalı lehine davacıdan 10.000 Euro tahsiline karar verildiği halde davacı lehine davalıdan 222.334,48 TL ve 24.434,00 Euro tahsili yönünde hükümler kurulmuş olduğu, dolayısıyla sözleşmenin fesih tarihinde tarafların bu mahkeme kararlarına göre mahsuplaşması durumunda ve ayrıca mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu tanzim edilen raporla da davacının davalıdan icra takibine konu meblağı talep edebileceğinin tespit edildiği, davalının paraya çevirdiği 60.000 Euro teminat bedelinin davacı tarafça icra takibi yapılan meblağ kadarlık kısmının haksız yere fazladan tahsil edilmiş olduğu ve davacıya iadesi gerektiğinden davanın kabulüne, itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 20 oranını geçmemek kaydıyla avans faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektiğinden icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 747,12 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/6155, K. 2022/9226, T. 20.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-6155-e-2022-9226-k-31fd58d52444