Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/5552 E. 2021/7385 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/5552
Karar No
2021/7385
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14.03.2019 tarih ve 2018/642 E. - 2019/168 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 14.06.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının Finansbank'tan kullandığı krediyi ödeyememesi üzerine banka tarafından davacıya icra takibi başlatılacağını öğrenen davacının yakın arkadaşı ...'ın kendi adına Ziraat Bankası Sivas Şubesi'nden 220.000,00 TL tutarlı kredi kullanıp davacının borcunu kapatmasını sağladığını, davacının arkadaşının bu duyarlılığı karşısında kendisi için çekilen kredi borcunu aksatmadan ödemeyi kabul ve taahhüt etmesinin yanı sıra arkadaşının talebi olmamasına rağmen güvence olarak 02.06.2011 tanzim tarihli, 500.000,00 TL meblağlı senedi dava dışı ...'a verdiğini, davacının kendisi için çekilen kredi taksitlerini ödemeye başladığını, 25.000,00 TL ödeme yapılıp bakiye 195.000,00 TL borcun kaldığı aşamada, davalının kendiliğinden devreye girerek bakiye kredi borcunu ödemek istediğini dava dışı 3. şahsa bildirdiğini, dava dışı şahsın her iki tarafın ortak dost ve arkadaşı olduğunu, davalının ödenmesi lazım gelen 195.000,00 TL'yi 25.08.2011 tarihinde dava dışı ...'ın ING Bank Sivas Şubesi nezdindeki hesabına havale yoluyla gönderdiğini ve akabinde güvence olarak dava dışı şahsa bırakılan senedi davacıya götürmek üzere dava dışı 3. şahıstan istediğini, dava dışı 3. şahsın da davalının kendisinde oluşturduğu güvene istinaden senedi davalıya verdiğini, senet verildiği tarihte senedin arkasında lehtarın isim ve imzasının bulunmadığını, iki gün sonra davalının kızı ...'nin dava dışı 3. şahsa senedi götürerek senedin arkasının imzalanmasını istediğini, dava dışı 3. şahsın herhangi bir şüphe duymadan senedin arkasına isim yazıp imzalayarak davalının kızına davacıya götürüp teslim etmesi için verdiğini, davalının bu şekilde kötü niyetli ele geçirdiği senede dayanarak Sivas 2. İcra Müdürlüğü'nün 2012/10177 esas sayılı icra dosyasıyla takibe giriştiğini, takibin davacı ve dava dışı lehtar hakkında başlatılmasına rağmen dava dışı şahıs yönünden ödeme emrinin tebliğe çıkarılmadığını, ödeme emrinin tebliği üzerine senedin kambiyo vasfında olmaması nedeniyle icra mahkemesi nezdinde şikayette bulunulduğunu ve yine borca itiraz davası açıldığını, dava konusu senedin kambiyo senedi vasfında olmadığını, teminat amaçlı dava dışı şahsa verildiğini, senedin bedelsiz olduğu bilinerek sırf davacının zararına senedin davalı tarafından kötü niyetle iktisap edildiğini, taraflar arasında senet nedeniyle gerçek bir alacak-borç ilişkisi bulunmadığını, iddianın tanık ve her türlü delille ispatının mümkün olduğunu, senet kambiyo senedi niteliğinde olmadığından ciro yoluyla devrinin mümkün bulunmadığını, davalının alacaklı sıfatını iktisap etmediğini, takibe konu senette vade tarihinin olmadığını iddia ederek davacının davalıya Sivas 2. İcra Müdürlüğü'nün 2012/10177 esas sayılı takip dosyasına dayanak 500.000,00 TL bedelli senet nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine, davalı aleyhine kötü niyetli takip tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının kız kardeşi olan davalıdan ödeyemediği borçları için yardım istediğini, davalının da bunu kabul ettiğini, hiç kimsenin 220.000,00 TL’lik borca karşılık 500.000,00 TL’lik senet vermeyeceğini, davacının davada ileri sürdüğü hususların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yapılan takibe davacı vekilince kısmi ödeme itirazı ileri sürülerek icra hukuk mahkemesi nezdinde dava açıldığını, duruşma öncesi yetkili vekilin azledildiğini, yetkili vekil tarafından verilen dilekçedeki tüm beyanların yasa gereğince müvekkilini bağladığı için borcun varlığının ikrar edildiğini, davalının daha önce de ING Bank'tan çektiği parayı davacının hesabına yatırdığını, olayda asıl aldatılanın davalı olduğunu, davacı ile dava dışı 3. şahsın bilerek senedi eksik düzenlediklerini, dava konusu senedin davacının borcuna karşılık davalıya verildiğini, davada tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini, takip dayanağı senedin poliçe olmayıp ödeme için 1 yıllık ibraz süresinin söz konusu olmayacağını, 704. maddenin bono için uygulanmasının mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasında davacının dava dışı ...’a borcu olduğu, bu borcun 195.000,00 TL’sinin davalı tarafından ödendiği hususunda uyuşmazlık olmadığı, uyuşmazlığın davacının davalıya 195.000,00 TL’yi ödeyip ödemediği, dava konusu senedin davalının davacıdan olan alacakları nedeniyle verilip verilmediği noktasında toplandığı, kıymetli evrakın illetten mücerret olduğu, davacı tarafından senedin teminat olarak dava dışı lehtara verildiği, davalının bu hususu bildiği ileri sürülmüşse de, bu hususun ancak yazılı delille ispat edilebileceği, dosyada bu yönde bir delil bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafından 195.000,00 TL’nin davalıya elden ödendiği yönünde tanık dinlenmesi talep edilmişse de bu durumun da senetle ispat edilmesi gerektiği, diğer 305.000 TL’lik kısım itibariyle davalı tarafından diğer borçlarına yönelik kıymetli evrak alındığı beyan edilerek ispat yükünün ters çevrildiği, davalı tarafından verildiği iddia edilen borçlar için dosyaya delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davaya konu Sivas 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/10177 esas sayılı icra takip dosyasına konu 02.06.2011 tanzim tarihli, 500.000,00 TL bedelli senedin 305.000,00 TL’lik kısmından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin davacı isteminin reddine, kabul edilen asıl alacak tutarı olan 305.000,00 TL üzerinden % 20 oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. (1) Dava, Sivas 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/10177 esas sayılı takip dosyasına dayanak 02.06.2011 tanzim tarihli, 500.000,00 TL bedelli senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava konusu senedin, düzenleyeninin davacı ..., lehtarının ... olduğu, arkasında ... ibaresinin altında imzanın bulunduğu anlaşılmaktadır. Senedin idari birim olarak düzenleme yeri bulunmamaktadır. Senette düzenleme yeri olmadığı için bono olarak kabul edilemez. Bunun sonucu olarak senede dayalı hakkın ciro yoluyla devri mümkün değildir. Senede konu alacağın davalıya, alacağın devri hükümlerine (TBK m. 183 vd., BK. m. 162 vd.) göre devredilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında davalının senede konu alacağı, alacağın devri hükümlerine göre devraldığına dair bir belge bulunmamaktadır. Hal böyle olunca mahkemece davalının dava konusu senede dayalı alacağı devralmadığı kabul olunarak davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir. (2) Bozma sebep ve şekline göre davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bend uyarınca davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdiren 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 27/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. A-1 Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. A-2 Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin (BAKİYE) aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, tarihinde oybirliğiyle karar verildi. F/6 temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (İADE) istek halinde aşağıda yazılı TL harcın temyiz edene iadesine, tarihinde oybirliğiyle karar verildi. F/4 ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/5552, K. 2021/7385, T. 27.12.2021, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-5552-e-2021-7385-k-9dff4f4c5caa