Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/5072 E. 2022/6887 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/5072
- Karar No
- 2022/6887
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.03.2021 tarih ve 2018/1304 E. - 2021/393 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar ... ile ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şahısların davalı şirkette bulunan hisselerinin 400.00 TL'lik kısmını noterde yapılan sözleşmeyle müvekkiline devrettiklerini, devir bedellerinin ödendiğini, hisse devirlerinin davalı şirkete bildirildiğini ve pay defterine kayıtlarının talep edildiğini, ancak davalı şirketin bundan imtina ettiğini, davalı şirketin devre muvafakat etmemesinde haklı bir gerekçe bulunmadığını, davalı ortakların da devre muvafakat etmemesinin kötü niyetlerini gösterdiğini ileri sürerek, öncelikle davalı şirket ortaklar kurulu kararının yok sayılarak müvekkilinin sahip olduğu hisselerin tescil ve ilanını, bu talebin reddi halinde ise fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 21.06.2005 tarihinde davalı ...'dan devralmış olduğu 2.500,00 TL'lik toplam hisseden 400,00 TL ve aynı tarihte davalı ...'dan devralmış olduğu 2.500,00 TL'lik toplam hisseden 400,00 TL nominal değerli hisselerin dava tarihi itibariyle rayiç değerleri ile hisse devir tarihlerinden itibaren ödenmeyen kâr paylarının, hisse bedellerinin dava tarihinden itibaren, kâr paylarının tahakkuk ettikleri tarihlerden itibaren işleyecek faizleriyle birlikte davalılar ... ve ...'dan devrettikleri hisseleri oranında tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı şirket hakkında daha önceden verilen hükmün kesinleştiğinden bahisle yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı şahıslar hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı şahıslar vekili temyiz etmiştir. 1-) 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası gereğince somut olaya uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK’un, 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'ya eklenen Ek-Madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında kararın verildiği 2021 yılı için 4.270,00 TL'dir. Davalı şahıslarca temyize başvurulmuşsa da aleyhlerine hükmedilen tutarın (2.628,00 TL) yukarıda zikredilen Yasa hükümlerine göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı şahıslar vekilinin temyiz isteminin miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir. 2-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı şahıslar vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan mahkeme hükmünün ONANMASINA, ödedikleri peşin temyiz harçlarının istekleri halinde temyiz eden davalılar ... ile ...'ya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.