Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/4338 E. 2022/8128 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4338
Karar No
2022/8128
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14.03.2019 tarih ve 2018/95 E- 2019/103 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.02.2021 tarih ve 2019/936 E- 2021/199 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2014/29502, 2011/07928, 2011/107925, 2010 39505, 2009 23984, 2008 11717, 2005 42074 sayılı "moda", "mdç moda", "moda çanta kemer", "moda çanta", "moda çanta kemer şekil", "moda çanta kemer sanayi ve ticaret ltd. şti.", "mdç moda" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “modakale” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/07708 kod numarasını alan başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın 2018-M-1417 sayılı YİDK kararı ile yerinde görülmeyerek reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin 1969 ylından bu yana ürettiği “Moda” markalı çantaların ülke çapında tanınmış marka olduğunu, başvuru markasının müvekkilinin markasıyla iltibas oluşturacak kadar benzer bulunduğunu, davalının müvekkilinin tanınmışlığından faydalanmak istediğini ileri sürerek, davalı TÜRKPATENT YİDK kararının iptalini ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TÜRKPATENT vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı savunmada bulunmamıştır. İlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nun 2018-M-1417 sayılı kararının davacının itirazlarının reddi yönünden iptaline, davalı başvurusu marka olarak henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük ve sicilden terkinine ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karara karşı davalı TPMK vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğu, dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmediği, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmediği belirtilerek dosya kapsamına göre; davalının başvurusunun “modakale” ibaresinden oluştuğu, itiraza mesnet davacı markalarının ise Moda Çanta, Moda Çanta Kemer, Moda Çanta Kemer San. ve Tic. Ltd. Şti., mdç moda ibarelerinden meydana geldiği, markalardaki esas unsurların "moda" kelimesi olduğu, ancak markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücü de dikkate alınması gerektiği, bu anlamda markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı olan ibarelerin karşılaştırmada dikkate alınmayacağı, tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın olan ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması gerektiği, somut olayda “moda” ibaresinin tek başına tanımlayıcı bir ibare olduğu ve kimsenin tekeline bırakılacak ibarelerden olmadığı, davalının başvuru markasında yer alan “kale" ibaresinin ise markaya ayırtedicilik kattığı, bu şekilde yapılan incelemede markalar arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalının başvurusuna konu ibare ile davacının itirazına mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesinin oluşmadığı, somut olayda uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde bir başka hususun daha tartışılması gerektiği, zira somut uyuşmazlıkta davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde, gerçekte ayrı davaların konusunu oluşturan iki farklı talebin birleştirildiği ve YİDK kararının iptali ile diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin birlikte istendiği, mahkemece hükümsüzlük talebi yönünden bir karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği halde, yerel mahkeme kararının davalı ... tarafından istinaf edilmediği, davalı TPMK'nın istinaf itirazları ile YİDK kararının iptali davası yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalıyı ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansımasının düşünülemeyeceği, dolayısıyla dairece, YİDK kararının iptali davası yönünden ulaşılan sonucun, yerel mahkemece verilen hükümsüzlük kararına yansıtılmasının mümkün olmadığı, infazda tereddüt olmaması için hüküm fıkrasında aynı karar tekrarlanacağı, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı gerekçesiyle davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı TÜRKPATENT YİDK'in 2018-m-1417 sayılı kararının iptaline yönelik davanın reddine, diğer davalının başvurusu marka olarak henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük ve sicilden terkinine ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 21/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4338, K. 2022/8128, T. 21.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-4338-e-2022-8128-k-77654ead3a4b