Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/3780 E. 2022/7368 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/3780
- Karar No
- 2022/7368
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29.01.2020 tarih ve 2019/237 E- 2020/54 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.03.2021 tarih ve 2020/965 E- 2021/584 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: 6100 sayılı HMK'nın 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL'ni geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Aynı Yasa hükmünün 2. fıkrasında ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı olmadığı düzenlenmiştir. Yukarıda zikredilen Yasa hükmünde belirtilen temyiz kesinlik sınırı HMK'nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi olan 2021 yılı itibariyle 78.630,00 TL'dir. Dava, kambiyo takibine konu edilen 130.000.-TL bedelli bono nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup, davalı bono bedelinin 50.000.-TL’sinin ödendiğini kabul ederek, ferileriyle birlikte 85.190,56 TL’nin tahsili için davacılar aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatmış, davacı yanca dava değeri 85.190,56 TL olarak gösterilerek iş bu menfi tespit davası açılmıştır. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davacıların davalıya 22.486,15 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekilince yapılan istinaf başvurusu ise esastan reddedilmiştir. Davacılar vekili, bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyize başvurmuşsa da, reddedilen tutarın yukarıda zikredilen Yasa hükmüne göre temyizi kabil olmayıp kesin olduğu anlaşılmaktadır. HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceğinden davacılar vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.