Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/3309 E. 2022/8546 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/3309
- Karar No
- 2022/8546
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Burhaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 21.03.2019 tarih ve 2014/422 E. - 2019/94 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 24.12.2020 tarih ve 2019/1206 E. - 2020/1537 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 29.11.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin imzasını taşıyan ve takibe konu çekin rızası dışında davalı tarafından ele geçirildiğini ileri sürerek, takipten kaynaklı mefi tespit isteminde bulunmuştur. Davalı vekili, davacının müvekkiline borcu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davalının davacının yaptığı inşaatlarda kendisine yardım ettiği, nakit borç verdiği, kredi kullandırttığı, fakat davaya konu çekin davacının iddiası ile bilgisi ve rızası dışında davalının eline geçtiği hususu kanıtlanmasa da ceza dosyasından da anlaşılacağı üzere davacının davalıya 700.000,00 TL kadar bir meblağda borçlanmasının da davalı tarafça ispatlanmadığı, bu hususta ticari defter ve kayıtların dosyaya sunulamadığı, davalı tarafın borcun kaynağını beyan edemediği, taraflar arasında da herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, fakat boş olarak davacı tarafça imzalanan çekin davalıya aralarında da teminat ve güven ilişkisi nedeniyle verilmiş olabileceği, davaya konu çekin davalı tarafça doldurulduğunun ceza alması dolasıyla da sabit olduğu, dinlenen tanık beyanlarından da davacının davaya konu çekin bankaya götürülüp banka tarafından arandığı esnada bu çekten haberi olmadığının anlaşıldığı, davacının yaptığı inşaatın da davacıya ait olduğu, davalının inşaat ile ilgisinin bulanmadığı, dolayısıyla davacının davalıya 700.000,00 TL kadar borçlu olduğuna, dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, ceza mahkemesi dosyasından verilen hükmün davacı iddiasını kanıtlar mahiyette olmadığı, ispat yükü kendisine düşen davacının yazılı delille ispata yarar iddiasını kanıtlayacak bir delil de sunmadığı, açıkça yemin deliline de dayanmadığı, yeminin konusu suç olduğundan yemin teklif edilmesinin de mümkün olmadığı, bu haliyle davacının davasını kanıtlayamadığından ötürü davanın reddi gerekirken davanın kabulünün doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf istemi istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 14.605,95 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 01/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.