Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/1776 E. 2022/7701 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1776
Karar No
2022/7701
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29/01/2019 tarih ve 2005/196 E- 2019/54 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 16/12/2020 tarih ve 2019/775 E- 2020/1315 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından duruşmalı, davalı vekili tarafından ise de duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 25/10/2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili kurumun sermayesinin tamamının Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na ait olduğunu ve kamu kuruluşu niteliğinde bulunduğunu, daha önce davalı kuruma bağlı olarak faaliyet gösteren Oymapınar HES'in 08/09/2003 tarih 2003/53 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile müvekkili şirkete bağlandığını, işletme hakkı müvekkiline devredilen Oymapınar HES'in piyasada faaliyet gösterebilmesi için EPDK'ya müracaat edildiğini, 11/11/2003 tarih 247/3 sayılı kurul kararı ile Eti Alüminyum tüzel kişiliğine haiz olarak otoprodüktör statüsünde lisans alındığını, şirkete devir tarihi olan 08/09/2003 tarihinden lisans aldığı 14/11/2003 tarihine kadar geçen sürede 75.785.363 KWH elektrik enerjisi üretildiğini, EPDK'nın 27/10/2003 tarih ve 223/2 sayılı kararı ile "...Eti Alüminyum A.Ş.'ye devredilen Oymapınar HES'nin özelleştirme programına alındığı tarihten lisansının verilmesine kadar, sisteme verdikleri elektrik enerjisinin EÜAŞ ve bağlı ortaklıkları ile TETAŞ arasında mevcut ESA'lar kapsamında TETAŞ tarafından satın alınmasına..." denildiğinden davalı tarafça 3 adet toplam KDV dahil 2.552.882.580.677.- TL'ilk fatura tanzim edilerek davalı tarafından TETAŞ'tan tahsil edildiğini, yapılan itirazın EPDK tarafından kabul edilmediğini, 4046 sayılı Yasa'nın 17/B maddesi ve EPDK'nın 10/12/2003 tarih 5464, 11/03/2004 tarih 1458 sayılı yazıları gereği müvekkili şirket uhdesinde iken üretilen 75.785.363 KWH enerji bedeli olarak TETAŞ'a kesilen faturalar toplamının KDV hariç 2.163.133.574.652.- TL alacağın sebepsiz zenginleşmenin doğduğu tarihten itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı şirketin elektrik üretim lisansı olmaması nedeniyle enerji faturası düzenleyemediğini, bu dönemde söz konusu karar doğrultusunda uygulama yapılarak teşekkülleri tarafından 3 adet fatura tanzim edilerek TETAŞ'tan KDV dahil toplam 2.555.021.261.717 ETL tahsil edildiğini, EPDK tarafından 14/11/2003 tarihinde Oymapınar HES'a ait üretim lisansının müvekkili yönünden iptal edildiğini, aynı santral için davacı şirkete otoprodüktör lisansı verildiğini ve davacının santralde üretilen elektrik enerjisinin satışını yapmaya başladığını, müvekkilinin Oymapınar HES'in davacı şirkete devredildiği 08/09/2003 tarihi ile davacının otoprodüktör lisansını aldığı 14/11/2003 tarihine kadar olan sürede Oymapınar HES'ten sisteme verilen enerjiye ilişkin EPDK'nın kararı doğrultusunda uygulama yapmasından ötürü haksız kazanç elde etmesi veya sebepsiz zenginleşmesi söz konusu olmadığından açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 9.8 maddesinde yer alan "şirkete teslim edilen tesisler, ÖYK'nın 08/09/2003 tarih ve 2003/53 sayılı kararı tarihinden itibaren fiilen kullanılmakta ve işletilmektedir" şeklindeki hüküm nedeniyle tesislerin 08/09/2003 tarihinden itibaren davacı kullanımında olduğu ve işletildiği ve dava konusu elektrik üretiminin de bu tarihte meydana geldiği, sözleşme hükümlerinin taraflar yönünden bağlayıcı olduğu, tespit edilen dava konusu elektrik bedeli alacağının KDV hariç 2.163.133,57 TL olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu edilen üç adet fatura bedeli olan KDV hariç 2.163.133,57 TL alacağın 20/04/2005 dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili, istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge adliye mahkemesince, davacı şirketin EPDK aleyhine davacı şirkete devredilen Oymapınar HES'in özelleştirme planına alındığı 08/09/2003 tarihten davacı şirkete otoprodüktör lisansının verildiği 14/11/2003 tarihine kadar şirkete verilen elektrik enerjisi bedelinin TETAŞ tarafından EÜAŞ'ye ödenmesi kararının gözden geçirilerek kaldırılması talebinin reddine ilişkin EPDK 10/12/2003 tarih ve 5463 sayılı kararın iptali ile otoprodüktör lisans başlangıç tarihinin 08/09/2003 tarihi sayılması istemiyle idari yargıda açtığı davanın yargılaması sonunda Danıştay 13. Dairesi'ne 19/01/2010 tarih ve 2008/5882 Esas 2010/384 Karar sayılı kararıyla bir otoprodüktör olan davacının üretim tesisinde elektrik enerjisi üretmek için başvuru tarihinden itibaren yeni bir lisans alması gerektiği, bu bağlamda lisans tarihinin EÜAŞ adına düzenlenmiş olan lisansı da kapsar şekilde Oymapınar HES'in davacı ...Ş.'ye bağlanmasına karar verildiği tarihe çekilmesinin hukuken mümkün olmadığı, davacının bu konudaki isteminin reddedilmesine ilişkin tesis edilen dava konusu kurul kararının hukuka aykırılık halinin bulunmadığına karar verildiği, davacı vekilinin temyiz üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 27/11/2013 tarih ve 2010/2487 Esas 2013/4279 Karar sayılı kararı ile Danıştay 13. Dairesi'ne 19/01/2010 tarih ve 2008/5882 Esas 2010/384 Karar sayılı kararının onanmasına karar verildiği, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin Danıştay İdari Dava Kurulu'nun 31/05/2017 tarih ve 2014/1810 Esas 2017/2373 Karar sayılı kararıyla reddine karar verilerek hükmün kesinleştiği, daha önce davalı şirketin kullanımında olan davaya konu Oymapınar HES'in özelleştirme kapsamına alındığı, bu doğrultuda özelleştirme işlemlerine başlandığı, taraflar arasında 10/03/2005 tarihli Hidroelektrik Santral İşletme Sözleşmesi imzalandığı, santralin işletme hakkının 49 yıl süreyle davacıya devredildiği, sözleşmenin yürürlüğe girmesi başlıklı 9.8.maddesinde ise davacı şirkete teslim edilen tesislerin Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 08/09/2003 tarih ve 2003/53 sayılı karar tarihinden itibaren fiilen davacı şirket tarafından kullanıldığı ve işletilmekte olduğu hususunda tespit yapıldığı, işletmenin 08/09/2003 tarihinden davacı şirkete fiilen devredildiği, hususunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, davacı şirketin elektrik üretim lisansı olmaması nedeniyle enerji faturası düzenleyemediği 08/09/2003 - 14/11/2003 tarihleri arasında EPDK'nın 2003 tarih 223/2 sayılı kararı gereğince davalı şirketin, davacı şirkete lisans verilmesine kadar sisteme verilen elektrik enerjisi nedeniyle yetki verildiği,davacı şirketin davaya konu santrali 08/09/2003 tarihinde devraldığı, otoprodüktör lisansının 14/11/2003 tarihinde verildiği, davacının otoprodüktör lisansı olmadan elektrik piyasasında faaliyette bulunmasının söz konusu olamayacağı bu dönemde ilgili santralin tüm işletme masraflarının davacı şirket tarafından karşılandığı, bu hale göre davacı şirketin santrali devraldığı 08/09/2003 - 14/11/2003 tarihleri arasında lisanssız üretim yaptığı elektrik enerjisinin davalı şirket tarafından fatura edilerek satıldığı, taraflar arasında bu enerjinin satışına yönelik herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı ve söz konusu döneme ilişkin lisans kullanım bedelinin 2003 yılında %5 olacağı anlaşıldığından davacının davasının %5 lisans kullanım bedeli düşülürek hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraf vekilleri, kararı temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 105.281,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 02/11/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Dava, işletme hakkı devir sözleşmesi gereğince Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nca işletme hakkı davacıya devredilen, Oymapınar Barajı’nda devir tarihi ile davacının elektrik, satış ruhsatı aldığı tarih arasında, ruhsat sahibi davalı tarafından 3. kişilere satılan elektrik bedelinin sebepsiz zenginleşme oluşturduğu iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi’nce davalının %5 lisans bedeli dışında kalan tutar açısından sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle dava kısmen kabul edilmiş, Daire çoğunluğu tarafların tüm temyiz itirazları yerinde görülmeyerek karar onanmıştır. Öncelikle belirtilmesi gerekir ki; davalı, Oymapınar Barajı’nın ürettiği elektriğin satışı konusunda lisans sahibi olarak satış yaptığından hukuki nitelemenin sebepsiz zenginleşme olarak kabulü mümkün değildir. Diğer taraftan, davacı, satışın gerçekleştiği tarihte satış lisansına sahip olmadığı gibi, sonradan aldığı lisansın geçerliliğinin 08/09/2003 tarihine çekilmesi konusunda Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’ndan talepte bulunulmuş, talebin reddi yönündeki idari işlemin iptali talebi de Danıştay tarafından reddedilmiş ve anılan Danıştay kararı da kesinleşmiştir. Bu durumda davalının lisans sahibi olarak 14/11/2003 tarihine kadar yaptığı satışlar nedeniyle davacıya herhangi bir ödeme yapma zorunluluğu bulunmamaktadır. Nitekim dosyaya sunulan yazışmalardan da işletme hakkının devredildiği tarihten lisansın alındığı tarihe kadar yapılan elektirik üretimi masraflarının ne şekilde yapılandırılacağı hususunun davacı-davalı ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı arasında yapılacak görüşmelerle değerlendirileceği benimsenmiştir. Ancak; tarafların ve ÖİB’nin masrafların tasfiyesi konusunda görüşme yapıp yapmadığı ve sonucu konusunda dosyada herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Davacının idari karar çıkarmasındaki amacı eldeki dava konusu alacağı idari karar ile elde etmektir. Ne varki bu sonuca Danıştay’ın red kararı ile ulaşamamıştır. Eldeki davayı ise sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayandırmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere davalı lisans sahibi olarak elektrik satışı yaptığından sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayanılması mümkün değildir. Sonuç olarak davalının ruhsada dayalı satış sözleşmesi ile elde ettiği bedeli iade yükümlülüğü bulunmamaktadır. Davacı; ancak yaptığı üretim masraflarını kanıtladığı takdirde davalıdan isteyebilir. Bölge Adliye Mahkemesi’nin hukuki nitelendirmede yanılgıya düşerek ve kesinleşmiş yargı kararını aşarak yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar vermesi doğru olmadığından Daire çoğunluğunun anılan kararı onamasına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1776, K. 2022/7701, T. 02.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2021-1776-e-2022-7701-k-23e6879f2230