Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/4777 E. 2021/7197 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/4777
Karar No
2021/7197
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 07.05.2019 tarih ve 2014/79 E. - 2019/448 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin reddine - kabulüne dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.11.2019 tarih ve 2019/1556 E. - 2019/1626 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin Amasya bölge bayii olduğunu, bayilik sözleşmesinin bitim tarihi 01/02/2014'den 1 ay öncesine kadar sözleşmenin fesih edileceğine dair herhangi bir noter ihtarı gönderilmeden, davalı firmanın sözleşmeye aykırı hareket ve davranışlar sergilemeye başladığını, davacıya mal verilmediğini, satış yapmasının engellendiğini, bu nedenle davacının ağır maddi ve manevi zarara uğradığını, 01/02/2014 - 01/02/2015 tarihleri arasında çalışıp elde edeceği kardan mahrum kaldığını, sözleşmenin devamı düşüncesiyle edindiği araçların 2. ele düşmesi ve değer kaybetmesi, deponun kullanılmaması, programların ve terminallerin kullanılmayacak olması nedeni ile yapmış olduğu yatırımlardan kaynaklı yaklaşık 150.000.- TL civarında zarara uğradığını ileri sürerek; kârdan mahrumiyet nedeniyle 250.000.- TL tazminatın, yatırımlar nedeni ile uğramış/uğrayacak olduğu zarar için 50.000.- TL tazminatın, davacının ihaleli işleri olduğundan bu işlerin bozulmuş/bozulacak olması nedeni ile müspet menfi zarar karşılığı olarak 5.000.- TL tazminatın ve 50.000.- TL manevi tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının sözleşmenin birçok maddesini ihlal ettiğini, bu ihlallerin davalı şirket açısından hukuki ilişkinin devamını çekilmez hale getirdiğini, sözleşmenin 13'üncü maddesinde bayinin her yıl sonu borç bakiyesini kapatma, yeni yıla borç devretmeme zorunluğu düzenlendiğini, 2013 yılı sonuna geldiğinde davacının davalıya 703.803,55 TL borcunun bulunduğunun görüldüğünü savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 05/01/2012 tarihinde yürürlüğe girdiği ve davalı tarafından 04/02/2014 tarihinde feshedildiği, sözleşmede her yılın sonunda borcun kapanacağı ve sonraki yıla herhangi bir borcun devredilmeyeceğinin belirtildiği, davalının ödemelerin gecikmesi nedeni ile davacıya sözleşme kapsamında ihtar gönderdiğine ilişkin delil sunulmadığı, davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, feshin haksız olduğunun tespitine, davacının mahrum kaldığı 71.850,00 TL karın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline diğer taleplerin reddine karar verilmiş, taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, sözleşmenin davalı tarafından fesh edildiğinin sabit olduğu, davalı tarafın sözleşmeyi haklı nedenlerle fesh ettiğini ileri sürdüğü, taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesinden itibaren davalıya verilen mal karşılığı ödemenin nasıl yapılacağının düzenlendiği, davalının 2012 yılı sonunda davacıdan alacaklı olduğu gibi, 2013 yılı sonu itibariyle davacıdan 703.805,33 TL alacaklı olduğu, daha sonradan bu borcun 31/12/2012 tarihli 47 adet senetle kapatıldığı, davalı tarafın, davacının borcuna mahsuben bu düzenlenen 47 adet kıymetli evrakı teslim alarak davacının borcu defterlerde kapatılmış olsa da, daha sonradan bir kısım ödemelerin yapılmadığı, davalının davacı taraftan bu kıymetli evraklardan dolayı alacaklı hale geldiği, davalı tarafın kıymetli evrakları alarak ticari defterlerinde davacının borcunu kapatmış olsa da, davacının yıl sonu itibariyle davalı tarafa borcunun sabit olduğu, böylece davacının taraflar arasındaki sözleşmenin 13.maddesine aykırı davrandığı, davalı taraf her ne kadar bu kıymetli evrakları almış olsa da, bunların alınmasının alacağın tahsiline ilişkin olduğu, sözleşme ilişkisine devam etmesinin davacıdan bu şartlar altında beklenemeyeceği, davalının haklı nedenlerle sözleşmeyi feshettiği, bu nedenle davacının tazminat talep etmede haklı olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin reddine, davalının istinaf talebinin kabulü ile Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07/05/2019 tarih, 2014/79 Esas, 2019/448 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 16/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/4777, K. 2021/7197, T. 16.12.2021, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2020-4777-e-2021-7197-k-079c28a30f00