Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/3321 E. 2022/8274 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/3321
Karar No
2022/8274
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 27.02.2019 tarih ve 2017/498 E- 2019/49 K. sayılı kararın feri müdahil vekili ve davalı banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 28.05.2019 tarih ve 2019/591 E- 2019/696 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi feri müdahil vekili ve davalı banka vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Yurtbank A.Ş. .../ ...Şubesine yatırdığı 10.000.-TL’nin bankaya el konulmasından sonra iade edilmediğini, paranın talimat dışında off shore hesaplarına aktarıldığını, müvekkilinin bankaya el konulana kadar parasının off shore bankasında olduğunu anlayamadığını, ceza mahkemesi kararında mudilerin banka yetkilileri ve çalışanlarınca kandırıldığı, paraların hiçbir zaman off shore bankasına gitmediği kanaatine varılarak ilgililerin cezalandırıldığını, davacının paranın kıyı bankasına gönderilmesi hususunda açık, net, hür, kandırılmamış bir iradesinin bulunmadığını ileri sürerek 10.000.-TL’nin yatırılma tarihinden itibaren 01.01.2000 tarihinde kadar işleyecek reeskont, bu tarihten sonra avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, hisse devir sözleşmesi uyarınca TMSF’nin borçları ve bu borçlara ilişkin mali ve hukuki sorumluluğu üstlendiğini, mahkemece taraf değişikliğine gidilmesi gerektiğini, off shore bankası ile ayrı tüzel kişilikleri bulunan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil TMSF vekili, davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, husumetin doğru yöneltildiği, davanın zamanaşımına uğramadığı, davacının Yurt Ticaret ve Kredi Bankasının ...Şubesi nezdinde 04.11.1999 tarihinde 10.000.-TL tutarında hesap açtığı, bankanın söz konusu parayı off -shore bankasına gönderdiği, davacının bu işlemden bankaya el konulmasından sonra haberdar olduğu, ceza mahkemesinde görülen davada Yurt Bank A.Ş. eski hakim sermeyedarının kendisine haksız menfaat sağlamak amacıyla akraba ve çalışanlarına KKTC'de kurdurduğu Yurt Securty Off-Shore Bank Ltd.’ye, Yurt Bank A.Ş. şubeleri vasıtasıyla off-shore mevduat toplanması amacıyla mevduat sahipleri aleyhine dolandırıcılık suçunu işlediği sonucuna ulaşıldığı, davalı bankanın Yurt Bank A.Ş.’yi aktif ve pasifleri ile birlikte devralması nedeniyle, bu bankanın (yöneticileri ve hakim ortakları marifetiyle) haksız surette mevduat sahiplerine uğrattığı maddi zararlardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000.-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu alacağa 04.11.1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont faizi, belirtilen tarihten dava tarihine kadar avans faizi işletilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili ile fer'i müdahil vekili, istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, fer'i müdahil TMSF vekilinin harca yönelik istinaf başvurusu ile davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının harç yönünden kaldırılmasına, sair istinaf itirazlarının reddine, davanın kabulüne, 10.000 TL’nin 04.11.1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont faizi, 01.01.2000 tarihinden aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığı gözetilerek, dava tarihine kadar avans faizi işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili ile fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir. 6100 sayılı HMK’nın “Temyiz Edilemeyen Kararlar” başlığını taşıyan 362. maddesinin 1/a bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından verilen ve miktar ve değeri 40.000,00 TL’yi aşmayan kararların temyiz edilemeyeceği hüküm altına alınmış, aynı Yasa’nın 362/2. maddesiyle ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı olmadığı ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer tarafın da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebileceği belirtilmiştir. Temyiz kesinlik sınırına ilişkin bu miktar kararın verildiği 28.05.2019 tarihi itibariyle 58.800,00 TL’dir. Davacı 10.000.-TL’nin tahsilini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ile feri müdahilin istinaf istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekili ile feri müdahil vekilinin harçlar yönünden istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, 10.000.- TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Bu itibarla, yukarıda zikredilen Yasa hükümlerine göre verilen karar kesindir. 6100 sayılı HMK’nın 366. maddesinin yaptığı yollamayla somut olaya uygulanması gereken aynı Yasa’nın 346/1. maddesi hükmüne göre, miktar itibariyle temyizi kabil olmayan kararlar hakkındaki temyiz istemiyle ilgili olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükme yönelik temyiz isteminin REDDİNE, işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 23.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/3321, K. 2022/8274, T. 23.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2019-3321-e-2022-8274-k-ff68b2301628