Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/3088 E. 2022/7919 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/3088
Karar No
2022/7919
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.10.2016 gün ve 2015/1115 - 2016/754 sayılı kararı onayan Daire'nin 25.02.2019 gün ve 2019/530 - 2019/1450 sayılı kararı aleyhinde davalı banka vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Davacılar vekili, davacıların davalı bankanın ...Şubesi'ne para yatırmak suretiyle hesap açtırdıklarını, ancak banka görevlilerinin hesap cüzdanının daha sonra verileceğini ifade ederek gerekirse paranın Kıbrıs Şubelerinde değerlendirileceğini bildirdiklerini, sonrasında bir cüzdan verildiğini ancak bu cüzdanda da Yurt Security Off Shore Ltd. Şti. ibaresinin bulunduğunu, bu şirketin aslında hiç kurulmadığını, paravan olarak kullanıldığının ortaya çıktığını, diğer davalıların da bu alacaktan sorumlu bulunduklarını ileri sürerek davacıların yatırdığı paranın tahsilini istemiştir. Davalılar, davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalılar TMSF ve Yurt Security Off Shore Bank Ltd. hakkındaki davanın 14.10.2003 tarihli 2002/1846 Esas- 2003/1172 sayılı kararla açılmamış sayılmasına karar verildiği ve kesinleştiği anlaşıldığından adı geçen davalılar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ... ve Balkaner Holding A.Ş. hakkındaki davanın 24.03.2016 tarihinden itibaren takipsiz bırakıldığı anlaşıldığından HMK'nın 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davalı ...Ş. hakkındaki davanın kabulüne, 49.250.- TL'nin 05.11.1999 tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davacılar yararına davalı bankadan tahsiline dair verilen kararın davalı ...Ş. vekilince temyizi üzerine karar Dairemize onanmıştır. Davalı ...Ş. vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı banka vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı banka vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 75,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 709,50 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı bankadan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 08/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Dava, davalı bankanın selefi konumunda olan Yurtbank aracılığıyla dava dışı Yurt Security Off Shore Bank Ltd.'ye havale yapan davacının, bilahare bu bankanın ödeme kabiliyetini kaybetmesi nedeniyle parasını alamadığını ileri sürerek havaleyi yapan bankaya yönelik alacak talebine ilişkindir. Mahkemece Yurtbank AŞ yetkililerinin mahkumiyetine ilişkin bir ceza mahkemesi kararına dayanılmışsa da bu kabul yerinde olmamıştır. Zira, BK. 53 (TBK 74) maddesinde ceza hakiminin, hangi kararlarının hukuk hakimini bağlamayacağından bahsetmiş olup, açıkça bağlayıcı kararların niteliğinden söz edilmemiştir. Lakin öğretide ve uygulamada maddenin mefhumu muhalifinden hareketle; ceza hakiminin maddi vakıaya ilişkin kesinleşmiş tespitinin hukuk hakimini bağlayacağı hususunda genel bir kabul oluşmuştur. Dolayısıyla adı geçen banka yöneticisinin bankacılık işlemlerini dolandırma maksatlı yaptığı hususundaki genel değerlendirmenin hukuk hakimini bağlamasından söz edilemeyecektir. Ne zaman ki, karar metninde açıkça davacı ismi de zikredilmek ve davacı tarafından yaptırılan havale (EFT) işleminden bahsedilmek suretiyle dolandırıcılık işleminin özelde ona karşı da yapıldığına dair bir gerekçeye yer verilir, ancak o zaman somut vakıaya ilişkin bu tespit hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olacaktır. Türkiye'de 1994 yılında yaşanan ekonomik krizi müteakiben özel kamu ayrımı yapılmaksızın 50.000 TL sına kadar olan tüm mevduatlara hazine garantisi verilmişti. Buna rağmen bir takım mudilerin hazine garantili yerli bankalara para yatırmak yerine fahiş faize tamah ederek ne olduğu belirsiz Offshore bankalara havale yaptırıp tasarruflarını oralarda değerlendirmekle aldıkları riskleri öngörebilecek durumda olduklarının kabulü gerekir. Zaman zaman iki üç kata varacak kadar fazla faiz vaadinde bulunan Offshore bankalara bizzat kendi imzalarıyla yaptıkları havalenin bir nevi kumar oynamaya tekabül ettiğinin idrakine varmaları beklenir. Aksi durumun isabetsiz yargı uygulamalarıyla kabulü halinde o tarihte sigorta primi de ödemek suretiyle hazine garantili düşük faiz tercihinde bulunan mudilerin mağduriyetine yol açmasının yanı sıra, hiçbir bankada tasarrufu bulunmayan sair insanların vergilerinden karşılanacak olmasının da hiçbir hukuki, sosyal, etik, ekonomik, vicdani karşılığı bulunmamaktadır.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/3088, K. 2022/7919, T. 08.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2019-3088-e-2022-7919-k-0def7171af88