Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/8706 E. 2016/7356 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2016/8706
- Karar No
- 2016/7356
MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/12/2014 NUMARASI : 2014/667-2014/670 D.İŞ ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/12/2014 tarih ve 2014/667-2014/670 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati Hacze İtiraz Eden (Borçlu) Vekili; müvekkilinin yerleşim yerinin ... olduğunu, mahkemenin ihtiyati haciz kararı vermeye yetkili olmadığını, ihtiyati haciz talebinin müvekkilinin murisinin öldüğü tarihten itibaren mirasın reddi süresi olan 3 aylık süre geçtikten sonra terekeye karşı yöneltilmesi gerekirken bu usule uyulmayarak süresinde ihtiyati haciz talebinde bulunulmadığını, müvekkilinin reddi miras talebinde bulunduğunu savunarak ihitiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir. İhtiyati haciz talep eden (Alacaklı) vekili; ihtiyati hazce itirazın kötüniyetli olduğunu, itiraz eden tarafça ... Asliye Hukuk Mahkemesinde murisinin bir gayrimenkulünün muvazaalı olarak devredildiği gerekçesiyle tasarrufun iptali davası açıldığını ve halen derdest olduğunu iddia ederek itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, İİK. m.265'de borçlunun kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplerden mahkemenin yetkisine ve teminata karşı ihtiyati haciz kararının öğrenilmesi tarihinden itibaren 7 gün içerisinde itiraz edilebileceğinin belirtildiği, ihtiyati hazce konu bonoda ihtilaf vukuunda ... Mahkemelerinin yetkisinin her iki tarafça kabul edildiği, ihtiyati haczin bono borçlusu olarak ölenin tüm mirasçılarına yönlendirildiği, mirastan red kararı bulunmadığı, sadece açılmış bir dava bulunduğu, bu davanın mirasın reddinin kabulü anlamına gelmeyeceği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. Kararı, İhtiyati Hacze İtiraz Eden (borçlu) Vekili temyiz etmiştir. 1- İstem, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçeyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesine göre; tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Buna göre, yetki sözleşmesinin geçerli olması için taraflarının tacir ya da kamu tüzel kişisi olması gerekir. Davaya konu yetki şartının düzenlendiği bonoda, keşideci ve lehdar gerçek kişiler olup; tacir olduklarına dair herhangi bir iddia ve savunma ileri sürülmemiştir. Bu durumda, ortada geçerli bir yetki sözleşmesi bulunmadığı anlaşıldığından, ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) mümeyyiz ... ...'in geçerli yetki itirazı nedeniyle ihtiyati haciz kararına itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.