Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/8565 E. 2016/7546 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2016/8565
- Karar No
- 2016/7546
MAHKEMESİ : ... .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/03/2016 NUMARASI : 2015/351-2016/238 Taraflar arasında görülen davada ... .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/03/2016 tarih ve 2015/351-2016/238 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahil ... ve ... vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın teşvik ve yönlendirmesi ile ... A.Ş. ... Şubesi'ne 11.000 TL mevduatını vadeli olarak yatırdığını, henüz paranın vadesi gelmeden banka yönetimine el konulduğunu ve hesap bedelinin müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin kasıtlı olarak off shore bankası adına açılan hesaba mevduat yatırmasını sağlayan ve bu bankanın paravan bir banka olduğunu gizleyen davalının müvekkilinin ödenmeyen mevduatından sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 11.000,00 TL'nin bankaya yatırıldığı tarihten itibaren 3095 s. Yasa'nın 2/2 m. uyarınca değişen oranlarda avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Bank A.Ş. vekili, husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden ve davacının daha fazla faiz getirisi elde etmek için seçtiği hesap türü ve parasını bu hesapları değerlendirmek üzere verdiği talimat ve bankanın da davacının bu talimatına uygun gerçekleştirdiği bir havale işlemi bulunduğunu savunarak, esastan da reddini istemiştir. Fer'i müdahil ... vekili, husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden ve davacının serbest iradesiyle kıyı bankacılığını tercih ettiğini, müvekkilinin ayrı bir tüzel kişiliği olup, off shore bankası ile aralarında hiçbir organik bağın ve off shore bankası nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisinin bulunmadığını, ceza mahkemesi kararının kesin delil niteliğinde olmadığını, bankanın vekalet görevini yerine getirdiğini, faiz talebinin yerinde olmayıp, hükmedilecek faiz oranının ancak vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olabileceğini savunarak, esastan da reddini istemiştir. Fer'i müdahil ... vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın 03/04/2015 tarihinde açıldığı, 28/05/2014 tarihinde 6502 sayılı Tüketici Kanunu'nun yürürlüğe girdiği, anılan Yasa'nın 3/k-l ve 73. maddeleri uyarınca Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, davanın usulden reddine, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı ... Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahil ... ve ... vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir. 1-Fer'i müdahil ... vekilinin 11/05/2016 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin, temyiz defterine kaydedilmediği, temyiz harcının da yatırılmadığı ve bu nedenle süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından fer'i müdahil ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davalı ... Bank A.Ş vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere göre, davalı ... Bank A.Ş vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, fer'i müdahil ... vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, fer'i müdahil ...'den harç alınmasına yer olmadığına, 27/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.