Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/15110 E. 2016/7385 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/15110
Karar No
2016/7385
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/03/2015 NUMARASI : 2014/263-2015/117 Taraflar arasında görülen davada ... .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/03/2015 tarih ve 2014/263-2015/117 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ile feri müdahiller vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20/09/2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ..., davalı ... Bank A.Ş. vekili Av. ... ... ve fer'i müdahil ... vekili Av. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ... A.Ş ... ... Şubesi'ne 21,948 TL mevduatını 18/11/1999 tarihinde %84 faizle yatırdığını, paranın banka yetkilileri tarafından bankalara olan güvenin kötüye kullanılarak ve müvekkilinin iradesi sakatlanmak suretiyle kandırılarak off shore hesabına aktarıldığını, ... tarafından banka yönetimine el konulması sonucunda paranın ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 21,948 TL mevduat alacağının 18/11/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 md. gereğince değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, husumet, hak düşürücü süre itirazında bulunarak davanın zamanaşımına uğradığını, borçtan ...'nin sorumlu olduğunu savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 18/11/1999 tarihinde ... A.Ş'nin ...-... Şubesi'ne 21.948 TL yatırdığı, daha sonra bu paranın ... ... Offshore hesabına aktarılmış gibi gösterildiği, ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen karara göre off-shore bankasının paravan bir şirket olarak kurulduğu, ... A.Ş’nin yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı, davalı bankanın ... A.Ş.'nin külli halefi olması nedeniyle sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 21.948 TL'nin yatırıldığı 18/11/1999 tarihinden itibaren tahsil edilinceye kadar Merkez Bankası'nca belirlenen ve değişen oranlardaki avans faiziyle 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesi gereğince davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili ile fer'i müdahiller vekilleri temyiz etmiştir. 1- Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ...'ın dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434'üncü maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Bu itibarla, fer'i müdahil ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Dava, off shore hesabına aktarılan paranın tahsili istemine ilişkindir. 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir. Somut olayda; davanın açıldığı 14.08.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu bankacılık işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu hususu gözetilmeksizin görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 3-Bozma sebep ve şekline göre, davalı banka vekili ve fer'i müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle fer'i müdahil ... vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın res'en BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka ve fer'i müdahil ... vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.350 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı ve fer'i müdahil ...'ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/15110, K. 2016/7385, T. 14.08.2014, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2015-15110-e-2016-7385-k-8aac4fecad15