Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/9940 E. 2013/13918 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/9940
- Karar No
- 2013/13918
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/04/2013 tarih ve 2011/191-2011/191 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbir talep eden (davacı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı şirket vekili, müvekkilinin ambalaj sektöründe faaliyet gösterdiğini 30 yıllık bir firma olduğunu, yenilikçiliğe önem verdiğini 05/08/2008 tarihli 2008/00712 sayılı incelemeli patent tescili elde ettiğini, bilinen teknikte üretimin dikiş makinaları, dikiş ipliği ile torba yapımı şeklinde olduğunu, müvekkilinin buluşu sayesinde torba ve poşet sektöründe verimlilik sağlandığını, doğanın korunması için avantaj elde edildiğini, davalının patenti izinsiz kullandığını, halen tecavüz oluşturan üretim ve satışa devam ettiğini ileri sürerek söz konusu fiillerin durudurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, patente tecavüzün önlenmesini, tecavüzlü ürün, ambalaj, ilan, tanıtım gereçleri ticari evraklara el konulmasını, 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi, 10.000 TL itibar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmişitir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca 04.02.2013 tarihli arar karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. HUMK.nun 388 nci maddesi hükmüne göre mahkeme kararları, en azından iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Yine Anayasanın 141 nci maddesinin 3 ncü fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da HUMK 428 nci maddesi uyarınca Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HUMK.nun 388 nci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, denetime elverişli değildir. O halde, gerekçesiz şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle ihtiyati tedbir talep eden vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.