Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/5641 E. 2013/21599 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/5641
Karar No
2013/21599
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATI İLE) Taraflar arasında görülen davada Denizli 3. Asliye Hukuk (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatı ile) Mahkemesi’nce verilen 27/12/2012 tarih ve 2009/426-2012/427 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin endüstriyel tasarım belgesine konu ürününün taklitlerinin davalı tarafından üretilip satıldığını, müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz edildiğini ileri sürerek, davalının fiillerinin durdurulmasını, önlenmesini, üretimde kullanılan araçlara el konulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacı tarafa 25.10.2011 tarihli celsede gider ve delil avansın yatırmak üzere süre verildiği, kesin süre içerisinde gider ve delil avansının yatırılmadığı gerekçesiyle, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, endüstriyel tasarım hakkına tecavüz edildiği iddiasıyla 6100 sayılı HMK'nın yürürlük tarihi olan 01.10.2011 tarihinden önce açılmıştır. Her ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 25.10.2011 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nın 120 maddesi gereğince tebliğ gider avansı ve sabit avansın yatırılması hususunda kesin süre verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve tahkikat aşamasında bulunan işbu davada, dava şartı yokluğundan söz edilemez. Somut uyuşmazlıkta gider avansı değil HMK'nın 324. maddesi uyarınca delil avansı istenebileceğinin kabulü ile usulüne uygun kesin süre verilmeden ve delil avansının yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. 2- Ayrıca, HUMK’nın 159 ve 163. maddeleri uyarınca hakim belirli bir hususun yerine getirilmesi için taraflara kesin süre verebilir. Ancak bu husus tayin edilirken kesin mehlin konusu yerine getirilmesi halinde hukuki sonuçları ve mehil verilen tarafın yükümlülükleri, kararda açıkça belirtilmelidir. Somut uyuşmazlıkta "1.200 TL bilirkişi ücreti, 25 TL dosyanın gidiş dönüş masrafının yatırılması için 2 hafta kesin süre verilmesi" şeklinde ihtarat, usulüne uygun olmadığı gibi, davanın delil avansının da kesin süre içerisinde yatırılmadığından bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 19.12.2013-M/U

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/5641, K. 2013/21599, T. 28.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2013-5641-e-2013-21599-k-84417e6fff94