Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/2619 E. 2013/18953 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/2619
Karar No
2013/18953
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.10.2012 tarih ve 2005/180-2012/412 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Dikmen Şubesi nezdinde hesapları bulunduğunu, davalı bankanın yetkilisi olan diğer davalının zimmete yönelik iradesi ve diğer yöneticilerin görevlerini bankacılık kurallarına uygun olarak yapmamaları nedeniyle bu hesapların çeşitli bankacılık işlemleri ile zimmete geçirildiğini, davalı banka müfettişince düzenlenen raporda 08.01.2003 tarihi itibariyle müvekkilinin hesap bakiyesinin 26.940 TL kaldığının ve müvekkiline 31.500 TL ödendiğinin belirtilerek herhangi bir ödeme yapılmaması yönünde mütalaa verildiğini, aynı raporda usulsüz işlemler içerisinde müvekkilinin 38.507 USD’nin zimmete geçirildiğinin belirtildiğini, ağır ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda da müvekkilinin parasının zimmete geçirildiğinin saptandığını, bankaların güven müessesi olduklarını ve davalı banka elemanlarının işlediği yasalara aykırı fiillerden dolayı da müvekkilinin zarara uğradığını, davalı banka personelince müvekkilinin “Döviz Hesabı”ndan bozdurularak repo hesabına alınan ve müfettiş raporunda da varlığı belli olan ancak banka kayıtlarına davalı ...'ın kasıtlı tutumu ile işlenmeyen 26.940,00 TL'nin 08.01.2003 tarihinden itibaren işletilecek repo faizleri ile müvekkiline ödenmesi gerektiğini, ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL'nin tahsil tarihine kadar bu hesaba işletilecek faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 12.06.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 26.000 TL’ye yükseltmiştir. Davalı ... vekili; müvekkilinin zimmet suçundan yargılandığı ceza mahkemesinin işbu alacak davasında bekletici sorun kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin ceza davasında bankanın uğradığı zararın tazminine de mahkum edileceğini, ayrıca davalı bankaca açılan, Ankara 3. İş Mahkemesi'nin 2003/1822 Esas sayılı dosyasında görülen davada da aynı zararın mükerrer olarak talep edildiğini, bu nedenle davacının alacağının davalı banka tarafından ödenmesi gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı banka vekili, davacının dava dilekçesinde belirttiği alacak tutarı olan 26.940 TL’nin banka kayıtlarında bulunmayan bir para olduğunu, banka kaydına girmeyen bir paranın ödenmesinden müvekkili bankanın sorumlu olmasının hukuken mümkün olmadığını, davanın öncelikle husumetten reddinin gerektiğini, müvekkili bankanın Dikmen Şubesi yetkilisi ...'ın, davacı ...'nın da dahil olduğu, muhtelif müşterilerle ilgili usulsüz işlemlerinin, müvekkili bankanın Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından soruşturularak tespit edildiğini, söz konusu paranın, ... tarafından 06.02.2001 tarihinden sonra kayıt dışı izlenmeye başlandığını ve kayıt dışı izlenen paradan davacıya muhtelif tarihlerde ... tarafından 31.500 TL ödendiğini, bu ödemelerin müvekkili bankanın kayıtlarına alınmadığını, davacının banka nezdinde herhangi bir repo hesabının bulunmadığını, davacının kendisine parasının repo olarak değerlendirildiğinin bildirilmesi üzerine bu işlemi belgeleyen bankanın yetkili imzalarını taşıyan bir dekont dahi istemediğini, davacı ile ... arasında şahsi bir güven ilişkisi bulunup bulunmadığı, söz konusu paranın da gerçekte mevcut olup olmadığının da bilinemediğini, bu itibarla müvekkili bankanın bu işlemde herhangi bir sorumluluğunun olamayacağını, savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının parasını repo ve fonda değerlendirmek üzere davalı banka yetkilisi olan davalı ...' e elden teslim ettiği ve elden teslim edilen bu paraya istinaden kısmi ödemelerde bulunulduğunun anlaşıldığı, davacının parasının yatırım hesabında bulunduğunu belirterek bu hesaplara işletilen faizi talep ettiği, davacının davalı bankaya anılan parayı repo ve yatırım hesaplarında değerlendirilmek amacıyla teslimine ilişkin kanıtlayıcı bir belge veya bu paraya yönelik banka nezdinde açılmış bir yatırım hesabı bulunmadığı, bu duruma göre 26.000 TL'yi TTK'nın 99/2 ve BK'nın 55. maddesi kapsamında davalı bankadan 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesi gereğince değişen oranlarda avans faizi ile, davalı ...'dan ise BK'nın 41. maddesi kapsamında 3095 sayılı Yasa'nın 2/1. maddesi gereğince faiz talep edebileceği, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 26.000 TL 'nin davalı Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. yönünden asıl alacak 17.428,25 TL 'lik bölümüne; davalı ... yönünden ise 20.093,11 TL'lik bölümüne 30.09.2003 dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 804,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/2619, K. 2013/18953, T. 28.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2013-2619-e-2013-18953-k-44f71c07b226