Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/1572 E. 2013/18525 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/1572
- Karar No
- 2013/18525
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/09/2012 tarih ve 2012/128-2012/201 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 1975 yılından itibaren davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirket yönetiminin 2003 yılına kadar yapılan genel kurullara ortak olarak davacıyı davet etmekte iken bu tarihten sonra bu konuda herhangi bir davetin gelmediğini ve davacıya şirket faaliyetleri ile ilgili herhangi bir bilginin de verilmediğini, bu konuda davalı şirkete gönderdikleri ihtara da davalı şirket tarafından cevap verilmediğini ileri sürerek her türlü yasal hak ve alacaklarına ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirketin öz varlığının, şirket hisselerinin rayiç değerinin, davacının davalı şirketteki ortaklık durumunun ve hisse oranının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının HMK'nın 106. maddesi uyarınca işbu davayı açmakta korunmaya değer güncel bir yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı şirkete ortak olunduğunun tespiti ve buna bağlı olarak fer'i taleplere ilişkindir. Mahkemece, HMK'nın 106. maddesine dayalı olarak, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davacı, dava dilekçesinde, 2003 yılına kadar davalı şirketin tüm genel kurullarına davet edilip bu tarihten sonra yapılan genel kurullara davet edilmediğini, davalı Şirket'in kendisine şirket faaliyetleri ile ilgili bilgi vermediğini ve tüm irtibatı kestiğini, davacı tarafından bu konuda davalı Şirket'e çekilen ihtara da cevap verilmediğini iddia ettiğine ve davalı Şirket vekili de duruşmada davanın reddini talep ederek bu konuda muaraza çıkardığına göre davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı mevcuttur. Bu itibarla, mahkemece davacının, işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu kabul edilip, işin esasına girilerek oluşacak sonuç çerçevesine bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.