Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/1542 E. 2013/18570 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/1542
Karar No
2013/18570
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ ASIL DAVADA Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/10/2012 tarih ve 2011/21-2012/248 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili ve katılma yolu ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı-birleşen davada davalı vekili, tekstil ithalatıyla uğraşan müvekkilinin ithal ettiği kumaşları davalı-birleşen davada davacının antreposunda muhafaza ettiğini, yurt dışından ithal edilip davalı-birleşen davada davacının antreposunda muhafaza edilen 249 kap 21.000 kg kumaşın bu güne kadar müvekkiline teslim edilmediğini, davalı-birleşen davada davacının taraflarına ihtarname göndererek malların kendilerinde olduğunu beyan ettiğini, müvekkili tarafından da davalı-birleşen davada davacıya malların iadesi ya da bedelinin ödenmesi için ihtarname gönderildiğini ve malların tesliminin istenildiğini ancak, malların kendilerine teslim edilmediğini ve bedelinin de ödenmediğini ileri sürerek, malların aynen iadesini, aynen iade mümkün olmadığı takdirde bedeli olan 155.000,00 TL'nin ihtar tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı-birleşen davada davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise, malların ardiye ücretlerinin ödendiğini, müvekkilinin herhangi bir ardiye ücreti borcunun bulunmadığını ve malların teslimine yönelik girişimlerinden sonra usulsüz olarak fatura düzenlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı-birleşen davada davacı vekili, malların teslim alınması için davacıya ihtarda bulunulduğunu, ancak malların teslim alınmadığını, bu nedenle davacı-birleşen davada davalının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, müvekkilinin BK'nun 476. maddesinde belirtilen hakkını kullandığını, davacı-birleşen davada davalının ardiye ücretini ödeyerek bu eşyayı teslim alabileceğini savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen davada ise, müvekkilinin Egemen Genel Antrepolarının sahibi olup, ithalatçı ve ihracatçı firmalara antrepolarında ardiye hizmeti verdiğini, davalı-asıl davada davacı firmanın 2004, 2005, 2006 yıllarında yurt dışından ithal etmiş olduğu ve gümrük işlemlerini tamamlayarak, müvekkiline ait gümrüklü antrepodan çıkararak, müvekkilinin serbest deposuna tevdi ettiği 249 kap 21.000 kg. eşyasının müvekkilinin serbest deposunda muhafaza edildiğini, davalı-asıl davada davacının malı teslim almaktan kaçındığını, ardiye ücretini ödemediğini ve taraflarınca ihtarname gönderilerek temerrüde düşürüldüğünü, temerrüde düşen tarafa ardiye ücret alacağı için fatura gönderildiğini ancak, faturanın da iade edildiğini, daha sonra ilamsız icra takibi başlattıklarını ve davalı-asıl davada davacı tarafın itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, müvekkilinin ardiye ücret alacağının tespiti ile 249 kap 21.000 kg. eşyanın 12.07.2006 tarihine kadar işlemiş ve icra takibi ile talep etmiş oldukları 35.959,00 TL'nin icra takip tarihi olan 23.08.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece asıl ve birleşen dava yönünden iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava konusu 249 kap halinde bulunan 21.000 kg. kumaşın gerçek değerinin 111.025,25 TL, depolama dönemi içinde davalı- birleşen davada davacı yönünden tahakkuk eden depolama ücretinin 13.846,69 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, halen davalı-birleşen davada davacı elinde bulunan ve mülkiyeti davacı-birleşen davada davalıya ait olan kumaşın aynen teslimine, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsiline, birleşen dava konusu 13.846,69 TL depolama ücretinin örnek 7 ödeme emrinin tebliğini müteakip 7 günlük sürenin dolduğu tarih olan 7.12.2006 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı-birleşen davada davalı vekili ve katılma yoluyla davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-birleşen davada davalı vekilinin asıl ve birleşen davada tüm, davalı-birleşen davada davacı vekilinin birleşen davada tüm, asıl davada aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Her ne kadar mahkemece asıl davada, davacının aynen iade isteminin 818 sayılı BK'nun 476/3 maddesi hilafına koşulsuz olarak kabulü cihetine gidilmiş ise de, yukarıda anılan yasa maddesi uyarınca birleşen davada hükme bağlanan ardiye ücreti ödenmediği sürece asıl davanın davalısı ardiyecinin kendisine tevdi edilen mal üzerinde hapis hakkı olduğunun değerlendirilmemesi doğru olmadığı gibi, aynen ifanın mümkün olduğu hallerde bedele hükmedilemeyeceği hususunun ve gerektiği takdirde İİK'nun 24. maddesi uyarınca icra müdürünün bu konuda re'sen takdirde bulunması gereğine ilişkin yasa hükmünün de gözden kaçırılarak dava tarihi itibari ile hesaplanan emtia bedeline de karar verilmesi doğru olmamış, asıl davada davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davada verilen hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca mahkeme kararının düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı-birleşen davada davalı vekilinin asıl ve birleşen davada tüm, davalı-birleşen davada davacı vekilinin asıl davada sair, birleşen davada tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının asıl davaya yönelik 1 numaralı bendinde asıl davanın kabulü ibaresinden hemen sonra gelmek kaydıyla “818 sayılı BK' nun 476/son maddesi uyarınca birleşen davada hükmedilen ardiye ücreti ve fer'ileri mukabilinde, davalı ardiyeciye dava konusu emtia üzerinde hapis hakkı tanımak sureti ile” ibaresinin hüküm fıkrasına eklenmesine, keza aynı bendin 3.satırında yer alan "davacıya teslimine" ibaresinden sonra gelen ibarelerin hüküm fıkrasından çıkartılarak asıl davaya ilişkin hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 759,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davacı-birleşen davada davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden asıl davada davalı-birleşen davada davacıya iadesine, 23/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/1542, K. 2013/18570, T. 23.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2013-1542-e-2013-18570-k-1bee2f039254