Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/10776 E. 2013/16078 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/10776
Karar No
2013/16078
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.02.2013 tarih ve 2012/360-2013/70 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Almanya Duisburg Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi tarafından verilen 06.05.2008 tarih 6 O 512/05 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yabancı mahkeme ilamının tenfizine, 15.03.2013 tarihli tavzih kararı ile de masraf tespit kararının tenfizine karar verilmiştir. Asıl karar ve tavzih kararı, davalı vekilince ayrı ayrı temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yabancı mahkeme ilamının tenfizine ilişkin 05.02.2013 tarihli asıl karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davalı vekilinin 15.03.2013 tarihli tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 05.02.2013 tarihinde Duisburg Eyalet Mahkemesi'nin 6 O 512/05 sayılı kararının tenfizine karar verilmesinden sonra 15.03.1013 tarihinde tavzih suretiyle de masraf tespit kararının tenfizine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 305/1.maddesi gereğince taraflardan biri, hüküm yeterince açık değil veya icrasında tereddüt hasıl oluyor yada birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar tavzih suretiyle hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir ise de aynı maddenin 2.fıkrası hükmü uyarınca, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Somut uyuşmazlıkta, mahkemece tavzih suretiyle masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesi hüküm fıkrasında davalıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde bulunup tavzihe konu olamayacağı gibi esasen HMK'nın 306. maddesinde düzenlenen tavzih usulüne uyulmaksızın karar verilmesi de doğru olmamış, tavzih kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin asıl karara yönelik bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan 05.02.2013 tarihli asıl hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 15.03.2013 tarihli tavzih kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2013/10776, K. 2013/16078, T. 18.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2013-10776-e-2013-16078-k-e98374f1ea15