Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/8009 E. 2013/15245 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/8009
- Karar No
- 2013/15245
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret (Kadıköy 4. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 02/12/2010 tarih ve 2009/1218-2010/959 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili;müvekkili şirket ile davalı ... arasında 19.03.2007 tarihinde sözleşme imzalandığını, idari şartnamenin 48. ve sözleşmenin 15/1-2 maddelerinde yakıt farkının ödeneceğinin açıkça kararlaştırıldığını, müvekkilinin davalı tarafa 173.936,91 TL yakıt farkını fatura ettiğini ancak bu bedelin davalının geçirmiş olduğu Sayıştay sorgulaması neticesinde müvekkilin alacağından kesilerek emanet hesaba aktarıldığını, sözleşmenin 48’ci maddesinde fiyat farkı verileceği, akaryakıt zammı yapılması halinde Bakanlar Kurulunca tespit edilen akaryakıt fiyat formülüne göre bu farkın ödeneceğinin (15/2 gibi) açıkça belirtilmiş olduğunu, Sayıştay’ın 2009/575-14 no'lu sorgu kağıdının 13’cü maddesinde fiyat farkı hesabında hata olduğu delili getirildiği, gerekçe olarak da Hizmet Alımları İhale Yönetmeliği’nin 6 no'lu eki Hizmet Alımları Tip Sözleşmesi'nin 15/2 maddesinin 21 no. lu dip notunda yer alan a bendindeki sabit kat sayıların idari şartnamede yazılacağı ve fiyat farkının hesaplanmasında kullanılacağını ve bu hususun ayrı bir bent olarak maddeye yazılacağı görüşünü bildirerek ödemenin yapılmamasını beyan etmiş olduğu, oysa Borçlar Kanunu'nun 2. maddesi gereği, tarafların işin esası hususunda anlaşmış olup sözleşmenin yürürlüğe girdiği, ihtilafın akaryakıt farkından kaynaklandığı, şartnamede Maliye Bakanlığı'nca belirlenen formülün uygulanacağının belirtildiği, sözleşmede dahi aynı hükmün yer almakta olduğu, söz konusu formülün 31.12.2002/24980 m. resmi gazetede yayınlanan 4734 Kanuna göre hizmet alımlarına ilişkin fiyat farkı hesabında uygulanacak esaslar da yer almakta olduğu, bu formüle göre de uygulanacak kat sayının belli olduğu, Sayıştay’ın bu kararının ancak bir tavsiye niteliğinde olduğu, geçmişe dönük bir anlam ifade etmeyeceğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere yakıt farkından dolay şimdilik 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili şirkete verilmesine, karar verilmesini, talep ve dava etmiş,18.05.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 36.610,60 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, davacının yükümlülüğünde bulunan belediye personeli için 30 adet servis aracı kiralanması işi ile ilgili olarak şartnamenin 48 ve sözleşmenin 15.2 maddesinde belirtilen fiyat farkı ödeneceği, akar yakıt zammı yapılması halinde Bakanlar Kurulunca tespit edilen akaryakıt fiyat farkı formülüne göre her ayın sonunda zam ödeneceği şeklindeki hüküm gereğince adı geçen firmaya akaryakıt fiyat farkı ödenmeye başlandığı, Sayıştay denetimi ile kullanılan formülün sözleşmede bulunmadığı ve sözleşme hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinin belirtildiği, Sayıştay denetimi sonucu hak ediş tutarları içersinde sadece akaryakıt bedelinin olmadığı, firma kârı, akaryakıt fiyatı, şoför maaşı, araç kira bedeli gibi tutarlarında hesaba katıldığının belirlendiği, bu incelemeye istinaden ödenmesi gereken akaryakıt fiyat farkının tekrardan hesaplanarak KDV dahil 50.446,50 TL olduğunun tespit edildiği ve yanlış hesaplamadan dolayı Belediyenin zarara uğramaması için firmaya fazla ödenen miktarın kesilerek emanet hesaba alındığını, Anayasa'nın 160 maddesine göre Sayıştay kararlarının kesin hüküm taşımakta olduğu, sorgu ile ilgili kesin hüküm gelene kadar hiçbir işlem yapılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya sözleşme ve şartname gereği akaryakıt fiyat farkı ödeneceğinin kararlaştrıldığı, ancak bu akaryakıt fiyat farkının Bakanlar Kurulunca tespit edilen formüle göre hesaplanarak ödeneceği de belirtilmesine rağmen, formüldeki servis hizmetinde kullanılacak akaryakıtın ağırlık oranının önceden belirlenerek sabit bir sayı olarak sözleşme ve şartnameye dercedilmediğini, önceden belirlenmeyen kullanılacak akaryakıtın ağırlık oranının tam sayı 1 esas alınarak formüle tatbik edilmesi suretiyle yapılan hesaplama hak ediş tutarının tümünün akaryakıt temini karşılığı gibi hatalı işlem yapılmış olduğunu gösterdiğini tamamı akaryakıt teminiymiş gibi tüm hak ediş tutarı üzerinden formüle göre akaryakıt fiyat farkı hesaplanarak ödeme yapılmak suretiyle kamu zararı oluşturulduğu, davalı idare tarafından yapılan toplam ödemenin tespit edildiği gibi 173.936,91 TL tutarındaki kısmın, akaryakıt fiyat farkı ile ilgili ikinci kez yapılan hatalı fazla ödeme olarak davacı istihkakından kesilerek geri alındığı, sözleşme döneminde servis hizmetinde fiilen kullanılan akaryakıt miktarı esas alınarak formüle göre yapılan hesaplama ile davacının, akaryakıt fiyat farkı talep hakkının 50.446,50 TL olduğu, bunun 13.835,90 TL'sı kullanılan akaryakıt esas alınarak ödendiğine göre (50.446,50-13.835,90=) 36.610,60 TL bakiye akaryakıt fiyat farkı alacağının bulunduğu, davacıya akaryakıt fiyat farkı olarak 50.446,50 TL ödenmesi gerekirken 203.606,46 TL ödendiğine göre, (203.606,46-50.446,50=) 153.159,96 TL tutarında kamu zararının oluştuğu, servis hizmetinde fiilen kullanılan akaryakıt miktarı esas alınarak sözleşme ve idari şartnamenin belirttiği formüle göre yapılan hesaplama ile davacının, 50.446,50 TL tutarında akaryakıt fiyat farkı talep etme hakkının doğduğu, bunun 13.835,90 TL'sı kullanılan akaryakıt esas alınarak ödendiğine göre (50.446,50-13.835,90=) 36.610,60 TL bakiye akaryakıt fiyat farkı alacağının bulunduğu, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.956,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.