Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/2894 E. 2012/7398 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/2894
Karar No
2012/7398
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/12/2011 tarih ve 2011/662-2011/2849 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davacılardan ... ve ...'un oğlu, diğer davacıların kardeşi dava dışı ...'un, 14/06/1999 tarihinde geçirdiği tren kazası sonucu sağ kolunu kaybederek ömür boyu malul ve bir başkasının yardım ve bakımına muhtaç duruma geldiğini, davacıların bu kaza nedeniyle manevi acı ve elem duyduklarını ve ömür boyu da duyacaklarını, kazazede tarafından daha önce açılan maddi ve manevi tazminat davasında kusur ve maluliyet oranlarının belirlendiğini, davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkin olduğunu ileri sürerek, davacı anne ve baba için ayrı ayrı 7.000'er TL, davacı kardeşler için ayrı ayrı 5.000'er TL olmak üzere toplam 49.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacılar bakımından davanın sebebi haksız fiil olduğundan bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, cismani zarar sebebiyle manevi tazminat talep hakkının sadece vücut tamlığı bozulana ait olduğunu, kazadan 10 yıl sonra dava açılmasının davacıların kötü niyetini gösterdiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, ailede bir ferdin uzvunu kaybetmesi halinde tüm ailenin elem ve üzüntü yaşamasının doğal olduğu, evlat ve kardeşin uzuv kaybı nedeniyle uğranılan üzüntü ve keder nedeniyle davacıların manevi tazminat talep etme hakları bulunduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, davacı anne ve baba için 2.500'er TL, davacı kardeşler için 1.000'er TL olmak üzere toplam 12.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. madde hükmüne göre miktar veya değeri 1.540 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 06/12/2011 hüküm tarihi itibariyle kesindir. Somut olayda davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmakta olup davacılar vekilince kazada yaralanan ...'un kardeşi olan davacıların her biri için ayrı ayrı 5.000'er TL manevi tazminat istenmiş, mahkemece istemin kısmen kabulü ile bu davacıların her biri için 1.000'er TL manevi tazminata karar verilmiştir. Yukarıda anılan madde hükmüne göre her bir kardeş davacı için istemin kabul edilen kısmı temyiz sınırının altında kaldığından davalı vekilinin davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'un açmış oldukları davada verilen hükme yönelik temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. 2-Müteveffa ...'un annesi ve babası olan davacılar ... ve ...'un açmış oldukları davada verilen hükme yönelik temyiz istemine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemlerinde TTK'nun 767/5 nci maddesi gereğince yolcu öldüğü takdirde zamanaşımı süresinin 10 yıl olması nedeniyle davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmış bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'un açmış oldukları davada verilen hükme yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin HUMK’nun 432/4.maddesi uyarınca Reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ... ve ...'un açmış oldukları davada verilen hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/2894, K. 2012/7398, T. 09.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2012-2894-e-2012-7398-k-39ec612772fd