Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/17315 E. 2013/15173 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/17315
- Karar No
- 2013/15173
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.03.2012 tarih ve 2010/159-2012/133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalının 10/01/2009 tarihli sözleşmeyle davalının Antalya'da bulunan deposuna ait mal yükleme, mal indirme, istifleme gibi hamaliye ve temizlik işlerinin yapılması konusunda anlaştıklarını, yaklaşık 5 yıldır devam eden bu ticari ilişkinin 2009 yılı Haziran ayında davalı tarafça tek taraflı olarak müvekkiline hiç bir ihtar ya da uyarıda bulunmadan, önce ciddi oranda azaltılıp bir kaç ay içerisinde de tamamıyla sona erdirildiğini, haksız ve tek taraflı fesih nedeniyle müvekkilin büyük ekonomik kayba uğradığını, çalışamadığını, sözleşmenin sona erdiği Ocak 2010 tarihine kadar geçen sürede müvekkili tarafından yapılması gereken ortalama iş bedelinin 125.000 TL olduğu halde davalı tarafça yaptırılan iş bedeli toplamının 40.000 TL olduğunu, aradaki 85.000 TL farkın müvekkilinin sözleşmeden kazanması gereken bedel olduğunu, bu nedenle zararının bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 16.000 TL tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sözleşmenin tarafların ortak iradeleriyle 18/11/2009 tarihi itibariyle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında imzalanan sözleşme, ek protokol ve fesih sözleşmesinin davacı adına aynı kişi tarafından imzalanmış olması nedeniyle, fesih sözleşmesindeki imzanın bağlayıcı olmadığının ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesi gereğince iyi niyet kurallarına aykırı olup, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğu, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.