Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/15054 E. 2013/14481 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/15054
- Karar No
- 2013/14481
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ (KADIKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret (Kadıköy 5. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 20.04.2012 tarih ve 2010/1601-2012/359 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %20 oranında hissesine sahip ortağı olduğunu, davalı şirketin 2009 yılı genel kurulunu 27/10/2010 tarihinde yaptığını, müvekkilinin talebi üzerine bilanço görüşmelerinin tehir edildiğini, müvekkiline ve diğer ortaklarından Latif Küçük’e yapılan genel kurul davetinde şirketin bilançosunun, yönetim kurulu faaliyet raporu ve denetçi raporunun gönderilmediğini böylece müvekkilinin ve diğer ortakların bilgi alma hakkının kısıtlandığını, müvekkilinin 27/08/2010 ve 27/10/2010 tarihinde yapılan genel kurul toplantılarında şirket hesaplarının denetlenmesi için özel denetçi tayini talebinde bulunduğunu, ancak aynı zamanda şirket yönetim kurulunu da oluşturan çoğunluk pay sahiplerinin oyları ile bu istemin rededildiğini, müvekkili tarafından genel kurulda temin edilen bilanço ve faaliyet raporunun tetkik edildiğinde çeşitli suistimallerin yapıldığının anlaşılacağını, şirketin büyük ölçüde zarara uğratıldığını, inşaat maliyetlerinin şişirildiğini, bilançoda yer alan bazı kalemlerin gerçek durumu ifade etmediğinin anlaşıldığını, gelir tablosunun incelendiğinde şirketin 2008 yılında kârlı olmasına rağmen 2009 yılında 6.505.976,40 TL zarar ettiğini, bunun sebebinin ise maliyetlerin artmasından kaynaklandığını, maliyetlerin artmasının ise çeşitli muhasebe hileleri ve gerçek dışı faturalarla satılan malın maliyetinin efektif olarak şişirildiğinin düşünüldüğünü, şirketin 2009 yılı kurumlar vergisi beyannamesine göre 1.279.600,39 TL KKEG (kanunen kabul edilmeyen gider) beyan edildiğini, şirketin mizanında bu tutarın 69.300,39 TL olarak belirtildiğini, şirketin bu zararda iken KKEG yapılmasının şirketin iyi yönetilmediğini gösterdiğini, bilanço hesaplarında şirketin toplam stoklarının büyük ölçüde kayıtlarda yer almakla birlikte fiili olarak bulunmadığını, fiili mal alışı olmadığı halde fiktif faturalar aldığını, Eku Fren Kampana ve Döküm San A.Ş'ye fiktif fatura düzenleyen firmaların, Ulusal Demircilik ve Nakliyat San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ...Metal Mamülleri Tic. A.Ş, ... Endüstriyel Ekipman İç Dış Tic. Ltd. Şti. (şirket denetçisi ... ve eşinin ortak olduğu şirket) olduğunu, Stil İnş. Dek. San. ve Ltd. Şti. (şirket finansmanından sorumlu Mehmet Dudaroğlunun önceden ortağı ve yöneticisi olduğu teşaron şirket), Boncuk İnş. Ltd. Şti. (Mehmet Dudaroğlunun önceden ortağı ve yöneticisi olduğu diğer taşeron şirket, Mısırlı oğlu Tic., Elif İnş. Kağıt Ürünleri Ltd. Şti, Teknoden Yapı Danışmanlık Ltd. Şti., Ulus Çelik Demir Metal Hırdavat İnşaat Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti. (bu şirketin naylon fatura düzenlemekten dolayı koda alındığını), belirtilen firmalardan gerçek mal ve hizmet alımlarının yanı sıra hiçbir bir mal alımına dayanmayan fiktif faturalar alındığı kanaatinde olduklarını, söz konusu taşeron firmaların kayıtlarının, kasa ve banka hareketlerinin ortaklar cari hesabı ve stok hareketlerinin incelenmesini, davalının 2008 ve 2009 yılı hesaplarının denetlenmesini ve denetim sonucu ortaya çıkması muhtemel suistimallerin ve bunların sorumlularının tespiti için TTK'nın 348'inci maddesi uyarınca Özel Denetçi atanmasını, ertelenen bilanço görüşmelerinin ve yönetim kurulu denetçilerinin ibrazının görüşüleceği genel kurulun tedbiren iş bu dava sonuçlanıncaya kadar tehirine karar verilmesini talep ve dava etmiştir Davalı vekili, davacının şirketin kuruluşundan 27/08/2010 tarihine kadar Latif Küçük ile birlikte şirketin temsil ve ilzamında mutlaka imzası bulunması gereken bir yönetim kurulu üyesi olduğunu, davacının yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği 27/08/2010 tarihine kadar yapılan bütün toplantılara katıldığını, hiçbir karara muhalif kalmadığını, 2009 yılında yapılan 6 yönetim kurulu toplantısının hiçbirinde dava dilekçesine konu ettiği soruları gündeme getirmediğini, davacıya yönetim kurulunca düzenlenen faaliyet raporunu imzalamadığı için, genel kurula davet yazısı ekinde bilançonun, kâr zarar cetveli ile birlikte faaliyet raporu ve denetçi raporununda gönderildiğini, davacının faaliyet raporuna da itiraz etmediğini, 2008, 2009 yıllarının tamamında ve 2010 yılının da ağustos ayının sonuna kadar şirketi fiilen yöneten davacının 2009 yılında brüt kârlılığın azalma sebeplerini kanunen kabul edilmeyen giderin mahiyetini yöneticilere ödenen 1.024.000,00 TL nın yarısından fazlasının kendisine, eşine ve dava dilekçesinde bahsi geçen kardeşi Latif Küçük’e ödenmiş olduğunu ve 2006, 2007 ve 2008 yıllarında şirket bilançosunun bankalar nezdinde olumlu gözükmesi için imalat firelerinin hammadde stoklarından düşülmediğini ve bu nedenle fiktif stokların oluştuğunu, yönetim kurulu üyesi olarak hazırladığı bilançolarda da görülüp ve bilineceğini, savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin 2006-2007-2008 yılları bilanço kayıtları ticari defterlerine kaydedilmiş alış faturaları ve bu yıllar ticari hareketlilik mal stokları ile 2009 yılı faaliyet raporunda 2009 yılında fiilen yapılan stok sayımında önceki 3 yıl firelerin dikkate alınmamasından kaynaklanan fazla pik ve hurda stoklarının ileriki dönemlerde düzeltmelerinin yapılacağı bu suretle davalı şirketin fiktif stok kaydı itibarı ile 2009 yılında zarar etmediği, davalı şirketin mali yönden davacının yönetimi ve denetimi altında sürdürülen icraatlar sırasında şirketin zararına bir faaliyet oluşumu içerisinde bulunulmadığı, fire miktarlarının stoklarda bulundurulmasının şirketi zararlandırıcı bir fiil olmadığını, şirket zararından söz edilebilmesi için gerçek stok miktarının herhangi bir üretim ve mal satışı olmadığı halde şirket envanterinden yok edilmesi veya azaltıcı bir fiile gidilmesi gerektiği davalı şirkette ise böyle bir eylem tespit edilmediği, şirketlerin bankalar ve kredi kuruluşları karşısında daha güçlü gözükmek için bu tür muhasebe işlemlerine başvurabileceğini, bu hususun şirkete özel denetçi atanmasını gerektirir bir usulsüzlük olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle şirkete özel denetçi atanmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.