Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/14330 E. 2013/21514 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/14330
- Karar No
- 2013/21514
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ (KADIKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret (Kadıköy 2. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 08.05.2012 tarih ve 2009/1105-2012/472 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin azınlık paydaşı olduğunu, dava konusu genel kurul kararlarının alındığı olağan genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetvelinin, yargılamaları süren idari ve ticari davalar nedeniyle gerçeği yansıtmadığını, hazirun cetvelinde şirket ortağı olarak ... Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ..., ... ve...'a ait hisselerin TMSF'den devralınmasına ilişkin karar ve işlemlerin iptali istemiyle açılmış olan idari davada devir işlemlerinin iptal edildiğini, bu nedenlerle hazirun cetveli dayanak yapılarak alınan kararların hukuken sakat olduğunu, dava konusu genel kurul toplantısında hazirun cetveli içeriğine ve hazırlanış biçimine itiraz edildiğini, 03.07.2009 tarihinde yapılmış olan şirket olağan genel kurul toplantısında murakıplar tarafından verilen denetim raporu ile bağımsız dış denetim kurulu raporu yeterli açıklıkta olmayıp, kanun, sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, 31/12/2008 tarihli bilanço ve kâr zarar hesaplarının genel ilkelere aykırı düzenlendiğini, yönetim kurulunun ve denetçinin ibrası kararı ile kâr dağıtımı yapılmamış olmasının da yasaya aykırı olduğunu belirterek 03.07.2009 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan ve müvekkili tarafından muhalefet şerhi konan kararların yasa, ana sözleşmeye ve aykırılığı nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.. Davalı vekili, davacı tarafından davanın süresinde açılmadığını, hazirun cetvelinin usulüne uygun oluşturulduğunu, müvekkili şirketin tüm mali tablolarının sermaye piyasası kurulunca belirlenen bağımsız denetim şirketlerince denetlendiğini ve usulüne uygun bulunduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın süresi içerisinde açıldığı, davalı şirketteki pay durumuna ilişkin devam eden yargılamalarla ilgili herhangi bir tedbir kararı veya icranın geri bırakılmasına dair karar verildiğine ilişkin bir belge de sunulmadığından davanın açıldığı tarih itibari ile hazirun cetvelinde belirtilen pay durumunun gerçeği yansıttığının kabulü gerektiği;ancak Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliği’nin 24/g maddesine aykırı olarak şirket kaynağının kredi olarak grup içi bir başka kuruluşa kredi olarak verildiği, bilançonun incelenmesinden şirketin bu kaynağı da yabancı kaynak olarak elde ederek bankadan kredi kullandığı, dolayısıyla gerek TTK gerekse SPK mevzuatında belirlenen ilke ve kurallara uygun düzenlenmeyen mali tablolar ve denetim raporunun onaylanması suretiyle genel kurul kararlarının yasaya aykırılığının doğduğu, bu nedenle davaya konu toplantıda davacının da muhalif oy kullanarak muhalefet şerhi verdiği bilanço ve kâr-zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin dördüncü maddesi ile yönetim kurulu faaliyet raporu ile murakıp ve bağımsız dış denetim raporunun onaylandığı üçüncü maddesinin, yönetim kurulu ile denetçinin ibrasına ilişkin beşinci maddesinin iptali gerektiği, davacının kâr dağıtımı yapılmamış olmasının yasaya aykırı olduğu yönündeki iddiasının ise aslında halka açılmak zorunda olan şirketin halka açılmadan önce kâr dağıtımı yapamayacağı yönündeki SPK görüşü karşısında bu talebinin yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu genel kurul kararının 3, 4. ve 5. maddelerinin iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir. 1-Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. 6762 sayılı Mülga TTK’nın 381. maddesi uyarınca iptal davası belirli şartlar altında pay sahipleri, yönetim kurulu ve yönetim kurulu üyeleri ile denetçiler tarafından açılabilir. İptal davası açabilmek için, davacının davanın ikame edildiği sırada pay sahipliği sıfatını taşıyor olması ve sıfatı dava süresince devam ettirmesi gerekir. Somut olayda davalı, davacının şirketteki hisselerinin tamamının TMSF tarafından 11/08/2010 tarihinde dava dışı Muzaffer Albayrak’a ihale edildiğini, ihale ile ilgili hususun 20/08/2012 tarihli TMSF yazısı ile şirkete tebliğ edildiğini ve söz konusu pay ve paydaş değişikliğinin ortaklık pay defterine işlendiğini belirterek davacının ortaklık sıfatını yitirmesi nedeniyle aktif dava ehliyeti olmadığını iddia etmiştir. Davacı ise, TMSF’nin söz konusu hisseleri ihale ile satışa çıkarılması işleminin ve satış ihalesinin iptali için idari yargıda dava açıldığını ve davanın halen derdest olduğunu belirtmiştir. Bu durumda mahkemece; davacının, davalı şirkette bulunan pay sahipliği sıfatını yitirip yitirmediği iddiasının değerlendirip, aktif dava ehliyeti olup olmadığını belirleyerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulü doğru görülmemiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre de davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.