Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/13912 E. 2013/13376 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/13912
Karar No
2013/13376
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/05/2012 tarih ve 2011/231-2012/314 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından taşıma sigorta poliçesi düzenlenen slikon yapıştırıcı emtiasının Amerika'dan Türkiye'ye taşıma işini davalı DHL Global Forwardıng'in üstlendiğini, davalının alt taşıyıcısı sıfatındaki hava yolu şirketinin paketlerden birinde sonradan oluşmuş yırtık nedeniyle eşyayı uçağa almadığını, bunun üzerine eşyanın davalı tarafından geri alınarak depolandığını, ancak eşyanın özelliği gereği belirli bir soğukluk derecesinde kalması gerektiği halde yeterli soğutma olmadan depolanması nedeniyle özelliğini kaybederek tam ziya olduğunu, dolayısıyla davalının taşıma edimini yerine getiremediğini, zarardan davalının sorumluluğu bulunduğunu, poliçe kapsamında sigortalıya ödeme yapılmış olduğunu ileri sürerek, 9.205,00 TL'nin 02.09.2010 tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın yurt dışında yerleşik asil davalıya izafeten yöneltilebilmesi için, müvekkili şirketin davaya konu taşıma işinde işlem yapmış olması gerektiğini, davaya konu emtianın Türkiye'ye hiç gelmediğini, taşımanın başlamamış olduğunu, bu nedenle Türkiye'de yerleşik olarak faaliyet gösteren müvekkili şirketin her hangi bir işlem gerçekleştirmediğini, davanın doğrudan asile açılması gerektiğini, müvekkilinin pasif husumeti bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin Amerika'da yerleşik olan DHL Global Forwardıng Şirketi'nin Türkiye'deki acentesi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, taşıma konusu emtianın, Amerika'da uçağa alınmadığı ve taşımanın başlamamış olması nedeniyle Türkiye'ye hiç gelmediği, bu durumda DHL Global Forwardıng Şirketi'ne izafeten dava açılan davalı şirketin, davaya konu taşıma ilişkisinde akdi gerçekleştirmediği gibi eşya Türkiye'ye gelmediğinden akde aracılık da etmediği, davalı şirkete acente sıfatıyla izafeten dava yöneltilmesinin temsilde hata olduğu nazara alınarak, davada esasen kendisine husumet yöneltilen yabancı firma aleyhine davaya devam etmek isteyip istemediği davacı vekiline sorulduğu ancak davacı vekilinin dosyanın mevcut haliyle karar verilmesini talep ettiği, bu durumda, davalı şirketin bu davada husumeti bulunmadığı gibi, davalı acentenin şahsi kusur ve haksız fiiline de dayanılmadığından, davalı şirkete asıl taşıyıcı DHL Global Forwarding'e izafeten dava yöneltilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, 6762 sayılı TTK'nın 1301. maddesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının, DHL Global Forwarding şirketinin acentesi olduğu, ancak davaya konu taşımanın gerçekleşmediği, emtianın Türkiye'ye gelmediği bu nedenle davalının akde aracılık etmediği ve bu nedenle davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı DHL Global Forwarding Taşıma A.Ş., davaya konu taşıma başlamadan önce DHL Global Forwarding şirketine taşıma konusunda mail çekmek suretiyle 6762 sayılı TTK'nın 119. maddesi anlamında dava konusu taşıma bakımından aracılık faaliyetine başlamıştır. Bu itibarla mahkemece davada, husumet bakımından bir usulsüzlüğünün bulunmadığı nazara alınarak uyuşmazlığın esasına girilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olamamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/13912, K. 2013/13376, T. 26.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2012-13912-e-2013-13376-k-90f5b1fb3a43