Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/12506 E. 2012/15337 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/12506
Karar No
2012/15337
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 43. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/02/2012 tarih ve 2012/98-2012/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi borçlular vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Karşı taraf/alacaklı vekilinin talebi üzerine, ihtiyati hacze itiraz eden/borçluların Genel Kredi Sözleşmesinden doğan borçlarını ödemedikleri gerekçesiyle, menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmiş, muteriz borçlular vekili, müvekkillerinin yerleşim yerine göre Bakırköy mahkeme ve icra müdürlüklerinin yetkili olduğunu ve muaccel bir alacağın bulunmadığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararına itiraz edilmiştir. Alacaklı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığını, taraflara gönderilen ihtarname ile alacağın muaccel olduğunu belirterek itirazın reddini talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasında imzalanan 14.03.2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ile ihtilaf halinde İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı, itiraz sebeplerinin İİK'nun 265. maddesi kapsamında kalmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden/borçlular vekili temyiz etmiştir. Talep, ihtiyati haczin kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasında imzalanan sözleşme dayanak alınarak mahkemenin yetkisine ilişkin itiraz reddedilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 17. maddesine göre, tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Bu düzenlemeyle, tacirler veya kamu tüzel kişileri ile diğer kişiler, yetki sözleşmesi yapmak açısından birbirinden ayırt edilmiştir. Tacirler veya kamu tüzelkişileri, kendi aralalarındaki hukuki ilişkilerde hukuken eşit konumda olmalarına karşın, diğer bir gerçek kişiye, özellikle, tacir olmayan gerçek kişi tüketicilere göre daha güçlü bir konumda bulunduklarından, gerçek kişilerin, daha güçlü olanlara karşı korunmaları gereklidir. Bu amaçla, tacirler veya kamu tüzel kişileri ile bu nitelikte olmayan kimseler arasında yetki sözleşmesi yapılamaz. Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, Genel Kredi Sözleşmesi'ni kefil sıfatıyla imzalayan ihtiyati hacze itiraz edenlerin, tacir olduklarına ilişkin dosya içeriğinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Bu itibarla, muteriz borçluların yetki itirazı açısından talebe konu yetki sözleşmesinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 17. maddesi kapsamında geçerli bulunup bulunmadığının mahkemece değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu gerekçeyle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz eden/borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın ihtiyati hacze itiraz eden/borçlular yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/12506, K. 2012/15337, T. 05.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2012-12506-e-2012-15337-k-daec0de322f1