Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/10554 E. 2012/14646 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/10554
- Karar No
- 2012/14646
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasında, Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla) bozma ilamına uyularak verilen yukarıda tarih ve numarası yazılı davanın kısmen kabulüne 10.722,02 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı donatandan tahsili ile davacıya verilmesine dair hükmün Yargıtayca incelenmesi kendi adına asaleten, M/V Alla Gemisi Donatanı’na izafeten davalı gemi kaptanı Yeremyeyev Volodymyr vekillerinden Av. ... ve Av. ......tarafından istenmiş olmakla, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü. Mahkemece verilen 24.11.2011 tarihli karar, dosyadaki tebligat mazbatasına göre, davalılar vekillerinden Av.....’ye 26.01.2012 tarihinde tebliğ edilmiş olup, 18.11.2008 ve 4.12.2008 tarihli oturumlarda hazır bulunup davalılar vekili sıfatıyla yüzüne karşı iş ve işlemler ifa edilen, mahkemenin 25.12.2008 ve 24.11.2011 tarihli kararı ile Dairemizin 18.10.2010 tarihli bozma kararında bu sıfatıyla yer alan Av. ...’nün, kararın kendisine tebliğinden sonra vermiş olduğu 30.01.2012 tarihli dilekçesiyle tebligatı mahkemeye iade etmesi gerçekleşen tebliğ işlemini ortadan kaldıran bir hukuksal sonuç doğurmayacağı gibi verilen dilekçenin vekillikten istifa dilekçesi olarak kabulü halinde dahi kararın tebliğinden sonra gerçekleştirilen istifanın işlemeye başlayan temyiz süresine bir etkide bulunmasının söz konusu olmaması nedeniyle davalılar vekillerinin 13.03.2012 tarihli dilekçe ile yaptıkları temyiz başvurusunun süresinde olmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, vekaletnamesinde temyizden vazgeçmeye yetkili kılınmış olan davalılar vekillerinden Av. ...’nın, dosyada mevcut 9.2.2012 tarihli dilekçesiyle gerekçeli kararı 07.02.2012 tarihinde tebellüğ ettiklerini ikrar ederek açıkça temyizden feragat ettiği gözlenmiş olup, feragatin mahkemenin yahut karşı tarafın kabulüne bağlı bulunmaması, feragatin irade fesadına dayalı olduğunun ileri sürülüp iptalinin istenmediğinin dosya kapsamı ile belirgin olması gözetildiğinde, yerel mahkeme kararının taraflarca temyiz olunmaksızın kesinleşmiş olduğu anlaşılmakta olup, hükmün kesinleşmesinden sonra temyiz isteminde bulunulmasının mümkün olmaması nedeniyle davalılar vekillerinin 13.03.2012 tarihli temyiz dilekçeleri bu açıdan da incelenebilir nitelikte değildir. Tüm bu nedenlerle, yerel mahkemece gerekçeli kararın yeniden tebliğe çıkarılmasının mümeyyiz davalılar lehine bir hukuksal durum yaratması mümkün görülmemiş, 6100 sayılı Yasa’nın Geçici 3. maddesi delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK’nun 432/4. maddesi gereğince davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin REDDİNE, istek halinde aşağıda yazılı 615,75 harcın temyiz edene iadesine, 28/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.