Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2012/10048 E. 2012/14122 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/10048
- Karar No
- 2012/14122
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/06/2012 tarih ve 2011/215-2011/215 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati tedbir isteyen vekili, davalı ...Ş'nin 07.06.2010 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurul toplantısı hazirun cetvelinde, davalılara intikal etmiş gösterilen % 75 hissenin davacıya aidiyetinin tespiti, sermaye artışları dikkate alınmak ve bu yolla gerçekleşen artışlar hesaplanarak bu paylara ilişkin davalılar adına görünen kayıtların terkini ve bu payların davacı adına şirket pay defterine işlenmesi, haksız devir işlemlerinin TTK'nun 332. maddesi hükmüne nazaran hükümsüz sayılması, payların iadesinin mümkün olmaması halinde dava tarihindeki rayiç bedellerin, faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi istemiyle açtığı davadaki taleplerinin, davacıya ait hisselerin öncelikle kendisine iadesine karar verilmesi olduğunu ileri sürerek, davanın konusuz kalmaması için davalılar ..., ... ve ...'ın hisselerinin 3.kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, dosya kapsamına göre, uyuşmazlığı aydınlatacak delillerin toplanmamış olduğu, davacının bu aşamaya kadar sunduğu delillerin niteliği ve talebin davanın esası ile ilgili olmasının gözetildiği gerekçesiyle, tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati tedbir isteyen vekili temyiz etmiştir. Somut uyuşmazlıkta, anonim şirket paylarının aidiyeti ve payların haksız olarak devrine ilişkin işlemlerin hükümsüz sayılması istemiyle açılan davada paylar hakkında ihtiyati tedbir kararı istenmiş olup mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle, talebin reddine karar verilmiştir. Geçici hukuki korumaların bir türü olan ihtiyati tedbirin şartları 6100 sayılı HMK.nun 389'ncu maddesinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü haizdir. Anılan hükümde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki korumadır. Başka bir ifade ile ihtiyati tedbir verilebilmesinin en önemli şartı bir ihtiyati tedbir sebebinin mevcut olmasıdır. Kanunda bu husus genel olarak düzenlenmiş, hâkime oldukça geniş bir takdir alanı bırakılmıştır.(m. 389/1). Kanun, burada "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından" söz etmektedir. Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi halinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hale gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir. Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asgari ölçüde ikna edecek delil değerlendirmesi yapamıyor, yaklaşık ispat ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir. Ancak bu da hiçbir zaman tam bir ispat seviyesinde ispat şartına dönüşmemelidir. (Pekcanıtez, Hakan/Atalay,Oğuz/Özekes, Muhammet, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, Ankara 2011-Sh. 715-717). Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda mülkiyeti ihtilaflı olan payların 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar vermek gerekirken, talebin reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.