Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/9615 E. 2011/14217 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/9615
- Karar No
- 2011/14217
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/11/2008 gün ve 2004/2452-2008/1328 sayılı kararı onayan Daire’nin 29.03.2011 gün ve 2009/9826 - 2011/3517 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalıların dava dışı Atletik Uluslararası Spor Organizasyonları ve Ticaret Ltd. Şti'nin ortağı olduklarını, bu şirket ile Parlamanterler-Doruk Sitesi yönetimi arasında yapılan sözleşme gereğince bu sitedeki sosyal tesislerin işletmeciliğini anılan şirketin üstlendiğini, bu işin alınmasında katkısı olan müvekkili ile davalılar ... ve ...'ın aralarında ayrı bir ortaklık sözleşmesi yaptıklarını, buna göre müvekkilinin bahsi geçen şirkete %33.33 hisse ile ortak olduğunu, müvekkilinin ortaklığının yok sayıldığını ve bu güne kadar karın ortaklar arasında eşit olarak dağıtılacağına ilişkin hükmün müvekkili açısından uygulanmadığını, aynı zamanda şirketten maaş alan davalıların aynı mahiyette başka iş aldıklarını ve şirket müdürünün sürekli yeni alınan yerde bulunmaya başladığını, daha sonra da sitedeki yönetim değişikliğini bahane ederek işin bırakıldığını ve müvekkilinin zarara uğramasına neden olunduğunu, köyü niyetli olarak anılan sitedeki işi bırakan davalıların müvekkilinden habersiz olarak şirketi tasfiyeye soktuklarını ileri sürerek, taraflara ait şirketin davalılar tarafından haksız olarak sosyal tesisteki faaliyetinin sona erdirilmesi ve şirketin tasfiyeye sokulması nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarardan şimdilik 50.000 TL'nin davalılardan faizi ile birlikte tahsiline, davalı ...'nun tasfiye memurluğundan azline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, dava dışı şirketin tasfiyesine ilişkin kararın TTK hükümleri doğrultusunda şirket umumi heyetince alındığını, bu nedenle davanın şirket tüzel kişiliğine karşı açılmasının gerektiğini, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, her ne kadar davacı vekilinin Atletik Uluslararası Spor Organizasyonları ve Ticaret Ltd. Şti'nin ortağı olan davalılara karşı tazminat davası açmış ise de, bilirkişi raporuna itirazına ilişkin sunduğu 25.04.2007 tarihli dilekçesinde istenen tazminatın limited şirket ortaklığından kaynaklanmadığını ve davacı ile bir kısım davalılar arasında düzenlenen 8 maddelik ortaklık sözleşmesinden doğduğunu belirttiği, bu sözleşmede tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlendiği, sözleşmenin 3/e maddesinde, sözleşmeye aykırı davranan ortağın diğer iki ortağın yazılı bildirimiyle ihtar edilmesinden sonra 7 gün içinde durumunu düzeltmezse sorumlu olduğu tazminatın 5.000 TL olduğunun düzenlendiği, somut olayda sözleşmedeki tazminat koşullarının oluşmadığı, davalı ... ile davacı arasında düzenlenen bir sözleşme bulunmadığı, davanın limited şirket ortaklığından kaynaklanan tazminat davası olduğu kabul edilmesi halinde de davanın şirkete karşı açılmamış olması nedeniyle husumetten reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın reddine dair karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29.03.2011 tarihli kararı ile onanmıştır. Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davadaki talebin, şirketin zarara uğramasına yol açılması nedeniyle davacı ortağın da TTK'nun 309.maddesi hükmü uyarınca dolaylı zarara uğradığı iddiasına dayalı, zararın tahsiline ilişkin olup, ancak, böyle bir davada mahkemece hükmedilecek tazminatın şirkete verilmesinin istenilmesi gerektiğinden davacı vekilinin HUMK'nun 440.maddesinde sayılan halerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 20.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.