Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/8850 E. 2012/7271 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/8850
- Karar No
- 2012/7271
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/02/2011 tarih ve 2006/388-2011/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka nezdinde bulunan hesabından müvekkilinin bilgisi ve talimatı dışında internet yoluyla 10.11.2006 tarihinde toplam 4950 TL'nin tanımadığı üçüncü kişilerin hesabına aktarıldığını, davalı Banka'nın elektronik bankacılık hizmetinde gereken güvenliği sağlayamadığını, müvekkilinin manevi zarara da uğradığını ileri sürerek, 4950 TL maddi tazminat, 2500 TL manevi tazminat ve 150 TL munzam zarar olmak üzere toplam 7600 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili Banka'nın kusurunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 4950 TL maddi tazminatın 10/11/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, manevi tazminat ve munzam zarar taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kararı davacı ve davalı vekilleri temyiz etmişlerdir. Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yoluyla yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin tüm ve davacı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2) Davacı dilekçesinde asıl alacağın reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TTK'nun 3-4. ve 21/2. maddeleri uyarınca ticari iş niteliğinde bulunduğundan davacının 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesi uyarınca hükmedilen alacağa avans oranı üzerinden temerrüt faizi istemeye hakkı olup, davacı yanca bu oranın altında bir oran üzerinden faiz talep edilmiş olmakla, taleple bağlılık ilkesi uyarınca, mahkemece kabul edilen miktarın reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken bu miktarın yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmekteyse de söz konusu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm ve fıkrasının birinci bendindeki "yasal faizi" ibaresinin kaldırılarak yerine "reeskont faizi" kelimelerinin eklenmesi suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 220,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.