Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/8594 E. 2012/15574 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/8594
- Karar No
- 2012/15574
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.03.2011 tarih ve 2010/645-2011/300 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili , davalı şirketin, dava dışı Dori Çay ve Gıda Mamulleri Üretim Pazarlama İthalat İhracat A.Ş'ye nakletmek üzere 533,57 kg mal teslim almasına rağmen bu teslimatı yerine getirmediğini, davacı şirket tarafından noter kanalıyla ihtarname keşide edilmesine rağmen davalı şirketin teslimatı yapmadığını, bunun üzerine davalı şirket aleyhine teslim edilmeyen malın fatura bedeli olan 3.321,93TL için icra takibi başlattıklarını, ancak davalı şirketin icra takibine itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, icra takibine itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, malların öncelikle Gesa Gıda San. Ve A.Ş'ye gönderildiğini, ancak alıcı firma nın malları teslim almadığını, ilgili irsaliyenin açıklama bölümünde 6 ay içinde teslim alınmayan mallara ilişkin davalının sorumlu tutulmayacağının belirtildiğini, Gesa Gıda San. Tic A.Ş'nin faal olmadığını, şirket ortaklarının faaliyetlerini Doğuş Grup Pazarlama İth. İhr. A.Ş üzerinden sürdürdüklerini, dava dilekçesinden anladıklarına göre söz konusu şirketin Dori Çay ve Gıda Mamulleri Üretim Pazarlama İthalat İhracat A.Ş olarak faaliyet gösterdiğini, malın ticari olarak istikrar göstermeyen alıcısı tarafından talep edilmeyişi sebebiyle davalı şirketin malı teslim etmesinin imkansız hale geldiğini, davalının taşıyıcı sıfatıyla hapis hakkını kullandığını , alıcı şirketin ismi değişmiş olması sebebiyle teslim edilmeyen ürünleri şu anda zaten kullanamayacağını, açılması gereken davanın istihkak davası olması gerekirken haksız icra takibiyle davalıdan para sızdırılmaya çalışıldığını, teslim edilecek malların, niteliği itibariyle bozulacak bir ürün olmadığından davalının bu malları teslim etmeye hazır olduğunu ileri sürerek, davanın reddini, davacı aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'nun 790. maddesinde yükün gönderilen tarafından alınmaması halinde, taşıyıcının nasıl davranması gerektiğinin düzenlendiği, davalının kanunda düzenlenen yükümlülükleri yerine getirdiğine dair bilgi belge bulunmadığı, ispat külfetinin davalıda olduğu, yine TTK'nun 781/1. maddesine göre, taşıyıcının teslimden gönderilene teslime kadar geçen zamandaki zarar ve hasarlardan sorumlu olduğu, taşıyıcının teslim aldığı yükü makul bir sürede teslim etmemesi ziya hükmünde olduğu, davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davacının takip tarihi itibariyle takip miktarınca alacaklı olduğu belirtilerek davanın kabulü ile, icra takibine itirazın iptaline, takibin devamına, 1.330,00 TL inkar tazminatına karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 159,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 09.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.