Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/688 E. 2012/8126 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/688
- Karar No
- 2012/8126
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.06.2010 tarih ve 2008/176-2010/245 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının can sağlığı sigortası poliçesi ile başvuru formundaki beyanları esas alınmak suretiyle sigortalandığını, davalının sağlık durumu ile ilgili olan sorulara sağlıklı olduğu cevabını verdiğini ancak davalının PTCA+STENT operasyonları ile ilgili tedavisine ilişkin bulunan giderlerin incelenmesi neticesinde davalının bu operasyonları geçirmesine neden olan rahatsızlığının esasen poliçe başlangıç tarihi öncesinde olduğunun anlaşıldığını, TTK'nın 1279. maddesi ve poliçe özel şartları uyarınca, poliçe başlangıç tarihinden öncesine dayanan rahatsızlıkların gerektirdiği tetkik ve tedavi giderlerinin poliçe teminatları kapsamı dışında bulunduğunu ve Can Sağlığı Sigortası Özel Şartları'nın rücu hakkı üst başlıklı 18. maddesine göre de bu bedeli geri isteyebileceği gerekçesi ile davalıya ödenen toplam 35.580 TL tedavi giderinin davacı şirkete iadesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin sigorta sözleşmesi akdedilirken sigorta şirketi tarafından kendisine sunulan başvuru formundaki soruları gerçeğe uygun, doğru ve eksiksiz olarak yanıtladığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, TTK'nın 1290/1 inci maddesindeki ihbar yükümlülüğüne aykırı davranışın gerçekleşebilmesi için bildirilmeyen rahatsızlık ile riziko arasında irtibat olması gerektiği ve davalının sigorta sözleşmesinin yapılmasından önce geçirmiş olduğu rahatsızlık ile meydana gelen riziko gözetildiğinde davalı sigortalının ihbar yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini söylemeye elverişli yeterli bilimsel veri ve delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği belirlenemediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nun 434 ncü maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davalı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2- Davacının temyizine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, alınmadığı anlaşılan 79,50 TL temyiz başvuru harcı ile 21,15 TL temyiz ilam harcının davacı'dan alınmasına, 17.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.