Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/6005 E. 2012/12904 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/6005
Karar No
2012/12904
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/10/2010 tarih ve 2008/1215-2010/1095 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı ... şirketinin sigortalısı tarafından hasar tazminatının kendisine temliki ile temlik alacaklısı olduğunu, hasar tazminatı üzerinde temlik tarihinden önce İİK'nun 89/1. maddesi gereğince gönderilmiş hacizler bulunduğunu, davalının öncelikle bu hacizlere, hasar bedelinin henüz tahakkuk etmediğine dair cevap verdiğini ancak daha sonra hasar bedelinin tahakkuk ettiğini bildirmesine rağmen gereksiz olarak icra dosyalarına bakiye miktarları sorduğunu ve müvekkiline ödenmesi gereken hasar bedelini ihtarname çekmelerine rağmen 34 gün geçtikten sonra ödediğini ileri sürerek, 5.490 TL gecikme faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davalı ile sigortalısı arasındaki hukuki ilişkide davacının taraf olmaması sebebiyle davalının davacıya karşı pasif husumeti olmadığını, davacının da aktif husumetinin bulunmadığını, davacının, müvekkili şirketi temerrüde düşürmesi söz konusu olamayacağından faiz talebinde de bulunamayacağını, haciz ihbarnamelerinde faiz ve masraflar hariç kaydı bulunduğundan icra takiplerinin kesin sonuçlarının bilinmesinin zaruri olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı sigortacının sigorta poliçesi gereğince, sigortacının tespit edilen hasar bedelini 30 gün içinde ödeme mükellefiyetinin bulunduğu, davalı ... şirketinin yaptığı açıklama gereğince 06.12.2007 tarihinde hasar bedelinin tespit edildiği, davalının davacı temlik alacaklısına karşı 16.01.2008 tarihinde ödeme yapması nedeniyle temerrüde düştüğü, bu durumda ödemesi gereken temerrüt faiz tutarının 1.747 TL olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar mahkemece alınan ilk raporda, talep edilen faizden davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılmış ise de, yargılama sırasında yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 275. maddesine göre meselenin çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlardan olmayıp hukuki mesele olması nedeniyle raporlar arasındaki çelişkinin giderilmemesinin sonuca etkili bulunmamasına göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 85,37 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 4,85 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 10/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6005, K. 2012/12904, T. 10.09.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2011-6005-e-2012-12904-k-d80bbd5459c6