Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/5330 E. 2012/2057 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/5330
- Karar No
- 2012/2057
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.12.2010 tarih ve 2009/195 - 2010/481 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 14.02.2012 günde hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... geldi, taraf avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ...’nın müvekkilinin %50 oranında ortağı olduğu Rohan Temizlik Peyzaj İnş...Ltd.Şti.’nin diğer yarı oranında ortağı ve şirket anasözleşmesiyle tayin edilmiş bulunan müdürü olduğunu, ancak müvekkilinin ortak olduğu dönem boyunca şirket idaresinde yer almadığı gibi şirketin faaliyet ve gelir-giderleri hakkında bilgi sahibi de olamadığını, şirket kazancının payı oranında müvekkiline ödenmediğini, bu konularda davalıya yapılan ihtarların sonuçsuz kaldığını, şirket müdürünün şirketi idarede ağır ihmalleri, basiretsizlikleri ve suç oluşturan eylemlerinin bulunduğunu, denetim hakkı ve bilgi verme yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek, davalı ...’nın müdürlük görevinden azline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının şirkete ortak olmasından itibaren işlemlerini vekili aracılığıyla yaptığını, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, şirketin Van Belediyesi ile yaptığı sözleşme gereğince “Tıbbi Atık Bertaraf Tesisi” inşa ettiğini, sınırlı kaynaklarına rağmen müvekkilinin şirketi çok iyi şekilde idare ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Adıyaman 1.Noterliğinin 31.07.2007 tarihli vekaletnamesi ile davacının dava dışı Sami Orhan’a şirket hissesini devir etme, devir alma olmak üzere tüm konularda yetki verdiği, karar defteri incelendiğinde 10.09.2007, 19.02.2008 ve 08.05.2008 tarihli kararlarda anılan vekilin katılımı ve imzasının olduğu, bu durumun davacı asil tarafından bilindiği, aksi durumun hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, davacının %50 pay ile ortak olduğu şirkete gelerek işlerini takip etme imkanı varken şirketin bulunduğu Van iline gelmediği ve bu yetkisini kullanmadığı, yapılan hukuki işlemlerin davacının vekili sıfatıyla ...'ın katılımı veimzası ile yapılması nedeniyle geçerli oldukları, kaldı ki davalının iddia edilen davranışlarıyla davalı şirketi zarara uğrattığı hususunun doğru olmayıp, tam tersine şirketin kuruluşundan bu yana büyüyerek faaliyet göstermeye devam ettiği, dolayısıyla TTK’nun 161.maddesi uyarınca şirket müdürünün azli için ağır ihmal, idarede iktidarsızlık ve basiretsizlik olarak belirtilen şirketi iflasa götürecek borçlanmalar yapmak, şirket sırlarını paylaşmak, şirketi bilerek ve isteyerek zarara uğratmak gibi kasıtlı hareketlerin söz konusu olmadığı, davacının dava dilekçesindeki ileri sürdüğü hususların gerçeği yansıtmadığı ve bu kapsamda kalmadığı, bu nedenle anılan maddedeki yasal koşulların oluşmayıp bu tespitlerin aksi yöndeki bilirkişi raporundaki beyan ve tespitlere itibar edilemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 02,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.