Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/5072 E. 2012/11904 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/5072
Karar No
2012/11904
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/12/2010 tarih ve 2001/261-2010/810 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar-karşı davalılar vekili, müvekkillerine ait şirketin merkezinin Almanya'da bulunduğunu ve Almanya'da üretilen emtianın Türkiye'de şube açılarak satışına karar verildiğini, bu şubenin Ankara Ticaret Sicil Memurluğu'na kayıt ettirilerek ilan edilerek faaliyete geçirildiğini, Ankara Şubesi müdürü olarak tayin edilen davalı ...'in BK'nun 449. maddesi uyarınca ticari mümessil olduğunu, yanlar arasında 20.01.1997 tarihli sözleşme imzalandığını, Türkiye'de bulunan müşterilere Ankara Şubesi aracılığı ile teslim edilen malların bedellerinin şube aracılığı ile asıl şirkete aktarıldığını, 1998 yılında gerçekleştirilen satış bedellerinden 393.359,23 DM'nin ... Yıldırım tarafından tahsil edildiği halde şirket merkezine aktarılmadığını, bu davalının diğer davalı şirketin münferit yetkili müdürü sıfatı ile faaliyet yürüttüğünü, davalının bu eyleminin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, 100.000 DM'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar-karşı davacılar vekili, müvekkili ... ile davacılar arasında imzalanan sözleşme ile kendisine vekaletname verilerek işlemlerin yürütüldüğünü, sabit giderlerin davacılar tarafından karşılanmasının ve komisyon ödenmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin satış tutarlarının tamamını davacı şirketin hesaplarına aktardığını savunarak davanın reddini istemiş; karşı dava ile sabit giderlerden kaynaklanan alacakları ve komisyon alacaklarına ilişkin olarak 150.800 DM'nin faizi ile birlikte temerrüt tarihinden itibaren davacı/karşı davalılardan tahsilini, asıl davanın kabulü halinde alacaklarının takas mahsubu olarak değerlendirilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının Türkiye'de davalı eli ile sattığı mal bedelinin davacılara ödendiği ve davacı defterlerinde borç kaydedilen tutarlar düşüldüğünde davacıların davalı ...'den herhangi bir alacağının olmadığı, davacıların Türkiye'deki şubelerinde tutulan defter ve kayıtların TTK'nun 84.maddesi uyarınca davacılar aleyhine delil kabul edilebileceği, karşı davanın 17.12.2009 tarihinde takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davanın HUMK'nun 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1) Mahkemece, davacıların davalılardan herhangi bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle, davacılar-karşı davalıların davasının reddine karar verilmiştir. Ancak, davalılardan ... Yıldırım davacı şirketlerden Ankara Şubesi'nin yetkili müdürü olması sebebiyle davacı defterleri yeni atanan temsilciye teslim edilene kadar davalı ... Yıldırım tarafından tutulmuş, Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20.04.2006 tarihli 2005/324 Esas, 2006/215 Karar sayılı ilamı ile davalıların haksız rekabet yarattıklarının tespiti ile menine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu suretle, açıklanan hususlar da nazara alınarak, davaya konu faturaların defter kayıtlarındaki akıbetleri, borç kayıtlarının haklı ve hukuka uygun kayıtlar olup olmadığının araştırılması, Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin adı geçen dosyası içeriğindeki bilgi ve belgelerin de incelenmesiyle gerekirse yeni bir bilirkişi raporuyla uyuşmazlığın ve alacağın belirlenmesi amacıyla araştırma yapılması varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davacılar-karşı davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2) Davalılar-karşı davacılar vekilinin temyizine gelince, karşı davanın 17.12.2009 tarihinde takipsiz bırakılması üzerine dosyanın işlemden kaldırıldığı, davalılar-karşı davacılar vekilinin 18.12.2009 tarihli dilekçesiyle davayı takip ettiğini beyanla karşı davanın yenilenmesini talep ettiği, davalılar-karşı davacılar vekiline yenileme talebinin kabulü şerhini içerir duruşma günü tebliğinin, davacılar-karşı davalılar vekiline ise yenileme dilekçesi ekli duruşma günü tebliğinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna rağmen mahkemece karşı davanın takipsiz bırakıldığından işlemden kaldırılmış olması nedeniyle HUMK'nun 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalılar-karşı davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar-karşı davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacılar-karşı davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar-karşı davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalılar-karşı davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 04/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5072, K. 2012/11904, T. 04.07.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2011-5072-e-2012-11904-k-d85f03965af7