Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/4769 E. 2012/9300 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/4769
Karar No
2012/9300
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/04/2010 tarih ve 2009/113-2010/119 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili adına dedesi tarafından 18 yaşına kadar çekilemez kaydı ile davalı bankanın Bolu Mengen şubesinde hesap açıldığını, davacı 18 yaşını doldurup, parayı çekmek için banka şubesine müracaat ettiğinde bankanın 10 yıl süreyle hesabın işlem görmemesi nedeniyle Merkez Bankasına devredildiğini bildirdiğini, Merkez Bankası yetkililerinin ise paranın kendilerinde olmadığı yolunda beyanda bulunduğunu ileri sürerek, 7.500 TL’nın vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kayıtlar üzerinde yapılan araştırmaya rağmen davacıya ait hesap bilgilerine ulaşılamadığını, TTK’nun 68. maddesi uyarınca 10 yıllık belge saklama süresinin ortadan kalktığını, bu nedenle hesaba ait belgelerin imha edilmiş olabileceğini, iddia doğru olsa bile 15.12.1989 tarihi itibariyle bakiyesi 0,19 TL olan (190.325 TL) hesabın 7.500 TL olmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, son işlem tarihi olan 15.12.1989 tarihi itibariyle hesaptaki paranın 190.325 TL olduğu, dava tarihi itibariyle vadeli mevduat olarak değerlendirilmesi halinde ulaşabileceği tutarın yaptırılan bilirkişi incelemesine göre 807.78 TL olduğu, bilirkişi raporunda hesap cüzdanının vadesiz tasarruf mevduatına ait olduğu belirtilmişse de, paranın 18 yaşına kadar çekilemeyecek olması karşısında vadesiz mevduatta bırakılması mantıklı olmayıp, kayıtların bulunamaması nedeniyle durumun davacı lehine değerlendirilmesi gerektiği düşünülerek hesabın vadeli mevduat olarak kabul edildiği gerekçesiyle, 807.78 TL’ nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- HUMK.’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. madde hükmüne göre miktar veya değeri 1.430,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 22.04.2010 hüküm tarihi itibariyle kesindir. Dava dilekçesinde, 7.500 TL alacağın tahsili istenilmiş olup, mahkemece, 807,78 TL'nın tahsiline karar verilmiştir. Davalı aleyhine kabul edilen kısım, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı cihetle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin HUMK’nun 432/4. maddesi uyarınca REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı'dan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 26,85 TL harcın temyiz eden davalıya iadesine, 30/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4769, K. 2012/9300, T. 30.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2011-4769-e-2012-9300-k-3658620614e1