Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/4764 E. 2011/8103 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/4764
Karar No
2011/8103
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.12.2008 gün ve 2006/334-2008/336 sayılı kararı bozan Daire’nin 01.11.2010 gün ve 2009/4867-2010/11067 sayılı kararı aleyhinde davalı ... Yönetimi vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkete konut ve hırsızlık sigorta poliçesiyle sigortalı evde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle oluşan zararın sigortalıya ödendiğini, hırsızlık olayının meydana gelmesinde davalı site yönetimi ve sitenin güvenlik hizmetini sağlayan diğer davalı şirketin kayıtsız ve ihmalkar tutumlarının etken olduğunu ileri sürerek, 294.494 YTL'nın 15.05.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Güv. Hiz. Ltd. Şti. vekili, müvekkili ile sigortalı arasında akdi ilişki bulunmadığını, husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini, olayda kusurları ve ihmalleri olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, site yönetimi ile sigortalı arasında kat mülkiyetinden kaynaklanan sınırlı bir ilişki olduğunu, müvekkillerinin binanın güvenliğini sağlamak gibi bir görevi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, olayda davalı site yönetiminin bir sorumluluğunun bulunmadığı kanısına varılarak davalı site yönetimi yönünden davanın reddine, diğer davalı şirketin ise eleman sayısının yetersiz olması, siteye gelen yabancı kişileri içeri alması nedeniyle rizikonun oluşmasında sorumlu olduğu gerekçesiyle BK’nun 43/1 maddesi gereğince yapılan indirim sonucunda diğer davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulü ile 277.869 YTL'nın 15.05.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle anılan davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; işbu kararın davacı ve davalı ... Güv. Hiz. Ltd. Şti. vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01.11.2010 tarihli kararı ile davalı şirket vekilinin tüm, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, davalı site yönetiminin BK’nun 100. maddesi uyarınca davalı ... şirketinin eylemlerinden sorumlu olduğu, bu nedenle davalı site yönetimi hakkındaki davanın reddine karar verilmesinin yanlış olmakla, öncelikle davalı site yönetiminin pasif husumete ehil olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekçesiyle davacı lehine bozulmuştur. Bu kez, davalı site yönetimi vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dava, TTK’nun 1301. maddesine dayalı olarak açılmış bir rücuan tazminat davası olup davalı site yöneticilerine, diğer davalı ... şirketi üzerindeki denetim ve gözetim görevini layıkıyla yerine getirmediği ileri sürülerek husumet yöneltilmiş olup mahkemece bu iddia ispatlanamadığından ötürü davalı site yönetimi hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 38. maddesi uyarınca yönetici, kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumlu olmakla birlikte, bu sorumluluk yasa ve yönetim planıyla üstlenilen görevler ile sınırlıdır. Bir başka deyimle, Kat Mülkiyeti Yasası’nda ve/veya yönetim planında belirtilmeyen bir görevden ötürü yöneticiye sorumluluk yöneltilmesi mümkün değildir. KMK’nda ve yönetim planında davalı site yönetiminin, kat maliklerinden her birinin dış tehlikelere, bu arada ikamet ettikleri konutların hırsızlığa karşı güvenliğini sağlamak gibi bir görevi olduğuna dair bir hüküm bulunmamaktadır. KMK’nun 35. maddesinde sözü edilen yöneticinin “koruma” görevinin ana taşınmazın dış etkilere karşı korunmasından başkaca bir anlam taşımadığı gözetildiğinde, davalı site yönetiminin kat maliklerine karşı, onları ve konutlarını hırsızlığa karşı koruma borcunu üstlendiğinden ve bu borcun ifasında yardımcı şahıs sıfatıyla güvenlik şirketini istihdam ettiğinden söz edilemez. Bu nedenle de, işbu davada BK’nun 100. maddesinin uygulanması söz konusu değildir. Davalı site yönetimi, kat maliklerinin istekleri doğrultusunda güvenlik şirketi ile bir sözleşme akdetmiş ve böylece vekil sıfatıyla KMK’nun 35/a maddesinde belirtilen görevini yerine getirmiştir. Davalı yönetimin, kat maliklerine karşı, yine vekil sıfatıyla, güvenlik şirketi üzerinde gözetim ve denetimde bulunma borcunu üstlendiği ispat edilmiş değildir. Keza, davalı site yönetiminin, sözleşme yapma yetkisini kötüye kullandığına ya da bizzat kendi haksız eylemi yahut kasıtlı davranışı ile davadışı sigortalı kat malikini zarara uğrattığına ilişkin bir iddia ileri sürülmemiştir. Tüm bu hususlar dikkate alındığında, davalı site yönetimi hakkında mahkemece verilen hüküm, sonucu itibariyle doğru olup davalı site yönetimi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle, Dairemizin davalı site yönetimi bakımından vermiş olduğu 01.11.2010 tarih ve 2009/4867 - 2010/11067 sayılı bozma kararının kaldırılarak, davalı site yönetimi bakımından verilen kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan gerekçesine istinaden davalı ... Yönetimi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle anılan davalı hakkındaki Dairemizin 01.11.2010 tarih ve 2009/4867 - 2010/11067 sayılı bozma kararının kaldırılarak, davalı site yönetimi bakımından yerel mahkemece verilen kararın ONANMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalı ... Yönetimi'ne iadesine, 01.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4764, K. 2011/8103, T. 01.07.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2011-4764-e-2011-8103-k-5768ccead9fa