Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/13935 E. 2012/20553 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/13935
Karar No
2012/20553
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/07/2011 tarih ve 2009/1869-2011/1401 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, tekstil emtiasının Hollanda'da bulunan ...'a teslim edilmek üzere davalıya verildiğini, üç gün içinde alıcıya ulaşacağı belirtildiği halde halen teslimatın gerçekleşmediğini, kendilerinden taşıma bedeli dışında başka bir belge istenmediğini ileri sürerek, emtia bedeli 4.860, taşıma bedeli 950 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, emtianın davalıdan 07.08.2009 tarihinde teslim alındığını, 10.08.2009 tarihinde yurt dışına sevk edildiğini, Hollanda gümrüğünün ATR dolaşım belgesi talep ettiğini, davacının anılan belgeyi temin etmediğini, bunun üzerine emtianın geri İstanbul'a gönderildiğini, olayda kusurları olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, tekstil emtiasının ATR belgesinin temin edilememesi nedeniyle İstanbul'a geri gönderildiği, halen antrepoda bulunduğu, taşıma sözleşmesinin davalı tarafça yerine getirilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, taşımadan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı taraf, davalı kargo şirketine Konya/Hollanda arası taşınmak üzere tekstil emtiası teslim ettiğini, bu süre zarfında emtianın alıcıya ulaştırılmadığını ileri sürerek, emtianın değerinin tahsilini ve taşıma bedelinin iadesini talep etmiştir. Oysa, taraflar arasında taşımanın Konya/Hollanda arası yapıldığı hususu tartışmasız olup, öncelikle dava konusu olaya hangi hukuki mevzuatın uygulanacağının tespit edilmesi gerekir. T.C Anayasası'nın 90.maddesinin son fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur. TTK'nun taşımaya ilişkin hükümleri hala yürürlükte ise de, uluslararası taşımalar bakımından daha sonra yürürlüğe giren ve bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR, Varşova Konvansiyonlarının öncelikli olarak uygulanması gerekir. Öte yandan, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacı taraf taşıma sırasında kendisinden herhangi bir belge istenmediğini, davalı tarafa ATR belgesinin davacı tarafından temin edilmemesi nedeniyle emtianın Holanda’dan İstanbul’a iade edildiğini belirtmiş olup, anılan belgenin temininin kimin sorumluluğunda bulunduğu incelenmeden hüküm tesis edilmiştir. Ayrıca, davaya konu emtia yönünden davacının talebi kabul edilmiş ise de, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere emtia halen davalının İstanbul’da bulunan deposunda bulunduğu halde, tekstil emtiası üzerinde bilirkişi incelemesi yapılıp olay nedeniyle ne şekilde bir zarar oluştuğu araştırılmadan, hüküm kurulmuştur. Bu itibarla, mahkemece karar tarihinde yürürlükte olan HUMK 275. maddesi ile temyiz incelemesi sırasında yürürlüğe giren HMK’nun 266. maddesinde çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir hükmü uyarınca, taşıma konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak, öncelikle dava konusu olaya hangi hukuki mevzuatın uygulanacağı belirlenerek, uyuşmazlığa konu ATR belgesinin temininin kimin yükümlülüğünde olduğu tespit edilerek, davaya konu tekstil emtiasının bulunduğu depoda inceleme yapılıp, herhangi bir zarara uğrayıp uğramadığı araştırılarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13935, K. 2012/20553, T. 12.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2011-13935-e-2012-20553-k-4670916a3d71