Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/13886 E. 2012/21318 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/13886
- Karar No
- 2012/21318
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ(ŞİŞLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.04.2011 tarih ve 2004/174-2011/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı karşı davalı vekili, müvekkilinin davalı şirketin genel müdürü ve yönetim kurulu üyesi iken şirket çalışanı davalı ... 'ın işten çıkarılmasından sonra müvekkili hakkında asılsız dedikodular çıkardığını, şirketin yurtdışında bulunan merkezine müvekkili hakkında asılsız mailler gönderdiğini, bu söylentiler üzerine davalı şirketin hiç bir araştırma yapmadan müvekkilinin iş akdini feshettiğini, davalı şirketin avukatları ...ve ... aracılığı ile dava açtığını, İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/6 D.İş. sayılı tespit dosyası dava dilekçesi ile müvekkilinin usulsüzlük yapıp şirket mallarını kaçırdığının ileri sürüldüğünü, “şirkette yapılan yolsuzluklar, şirketten çalınan mallar” şeklinde ibareler kullanılarak müvekkilinin hırsız olarak vasıflandırıldığını, daha sonra bu tedbir kararının uygulanması sırasında müvekkilinin adresinde şirkete ait hiçbir eşya bulunamayıp, davalı ...’nın adresinde tespit edildiğini, emniyeti suistimal suçundan müvekkili aleyhine yapılan suç duyurusu konusunda da takipsizlik kararı verildiğini, davalı şirket ve avukatlarının müvekkilinin maddi ve manevi zararına yol açtıklarını ileri sürerek, 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı karşı davacı ...vekili, asıl davanın reddini istemiş, karşı davada ise avukat olarak görevini yaptığını, davacının ithamları nedeniyle manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 1.000.000 TL (yeni 1,00 TL) manevi tazminatın davacı karşı davalı ...’den tahsilini talep etmiştir. Davalı karşı davacı Sat A.Ş. vekili, asıl davanın reddini, karşı davada da davacının müvekkili şirkete 261.000 USD zarar verdiğini ileri sürerek, şimdilik 1.000.000TL (yeni 1.00 TL)’nın tahsilini talep etmiştir. Diğer davalılar vekilleri davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iş akdi feshedilen davacının görevi sırasında usulsüz iş ve işlemleri ile şirketi zarara uğrattığı iddiası ile 24.3.2003 tarihli Genel Kurul Toplantısında ibra edilmediği, bu karardan sonra İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde davacı hakkında şirketi zarara uğrattığı iddiası ile sorumluluk davası açıldığı, davacının usulüne uygun olmayan kişisel harcamalarda bulunarak şirketi zarara uğrattığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilip bu kararın kesinleştiği, davalı avukatların şirket adına yaptıkları şikayetler ve açtıkları davaların tamamen haksız olmadığı, şikayet hakkının ve hak arama özgürlüğünün kötüye kullanıldığının söylenemeyeceği, davacının davalı avukatı haksız yere suçlayıp, görevini kötüye kullandığını, avukatlık mesleğine uygun davranmadığını iddia etmesinin davalı karşı davacı avukat açısından manevi tazminatı gerektiren bir eylem niteliğinde olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, davalı Sat A.Ş'nin açtığı karşılık davanın açılmamış sayılmasına, davalı ...'ın açtığı karşı davanın kabulüne, 1,00 TL manevi tazminatın davacı karşı davalı...’den tahsiline karar verilmiştir. Asıl davanın reddine dair kararı, davacı karşı davalı ... vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı ...’a yönelik iddiaların ispat edilememiş olmasına göre davacı karşı davalı ... vekilinin davalı ...’a yönelik tüm temyiz itirazlarının ve diğer davalılara yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davacı vekili davalı şirket avukatları ...ve ...’in İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/6 D.İş. sayılı tespit dosyası dava dilekçesi ile müvekkilinin usulsüzlük yapıp davalı Sat A.Ş’nin mallarını kaçırdığının ileri sürüldüğünü, “şirkette yapılan yolsuzluklar, şirketten çalınan mallar” şeklinde ibareler kullanılarak müvekkilinin hırsız olarak nitelendirildiğini, savunma sınırının aşıldığını ileri sürerek, tazminat talebinde bulunmuştur. Savunma hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde; "Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahiptir." biçiminde düzenlenmiştir. Anayasa’nın kabul ettiği esasa göre, iddia ve savunma hakkının kullanılması ancak meşru vasıta ve yollardan yararlanmak suretiyle olmalıdır. Ancak dava sebebiyle söylenilmesinde ve yazılmasında yarar bulunmayan, diğer bir deyişle davanın aydınlığa kavuşmasında ve hakkın meydana çıkarılmasında hiç bir olumlu etkisi olmayan, hakareti oluşturan yazı ve sözlerin kullanılmasında meşruiyet vardır denilemez. Bu gibi durumlarda iddia ve savunma sınırı aşılmış olur. Yapılan açıklamalar ışığında İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2003/6 D.İş sayılı ihtiyati tedbir dosyasının 03.02.2003 tarihli talep dilekçesinin 2. ve 3. nolu başlıklar altındaki beyanların, sorumluluk dosyası kapsamında sorumluluğa sebep olan hususlar da birlikte irdelenmek suretiyle savunma sınırının aşılıp aşılmadığının belirlenmesi gerekirken mümeyyiz tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı karşı davalı ... vekilinin davalı ...’a yönelik tüm temyiz itirazlarının ve diğer davalılara yönelik sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı karşı davalı ... vekilinin davalılar Sat A.Ş., ...ve ... hakkındaki temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davaya ilişkin kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı-karşı davalı...'e iadesine, 20.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.