Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/13776 E. 2012/7280 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/13776
Karar No
2012/7280
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Üsküdar 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/08/2010 tarih ve 2009/834-2010/631 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili nezdinde sigortalı emtianın davalı tarafından hasarlı şekilde taşındığı, sigorta tazminatının ödendiğini, rucuan tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalının borca itiraz dilekçesini muhabere yoluyla dosyaya sunduğu, bu itirazın 07.03.2008 tarihinde dosyaya girdiği, davacının itirazı görerek 17.04.2008 tarihinde talepte bulunduğu, bu tarihten itibaren İİK.nun 67. maddesinde düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresini geçirdikten sonra işbu davayı açtığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz edilmiştir. Dava, taşıma sigorta poliçesi uyarınca ödenen sigorta tazminatının rucuan tazmini amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İİK’nun 67/1. maddesi hükmüne göre, takip talebine itiraz edilen alacaklı itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilecektir. İtirazın iptali davası bakımından öngörülen bu süre hak düşürücü niteliktedir. Bir yıllık hak düşürücü süre borçlunun itirazının tebliği ile başlayacaktır. Başka bir anlatımla, bu sürenin başlaması için borçlu itirazının alacaklıya mutlaka tebliği veya tebliğ yerine geçecek şekilde işlem yapılması gerekmektedir. Haricen itirazın öğrenilmesi sürenin başlaması için yeterli değildir. Somut uyuşmazlıkta da, davalının itirazının davacıya tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Başka bir borçlu için davacı vekilinin icra dosyasında işlem yapması nedeniyle önceden icra dosyasına giren davalı itirazını öğrendiği, sürenin bu tarih itibariyle başladığının kabulü doğru değildir. Bu durum karşısında, borçlu itirazının takip alacaklısı davacıya tebliğ edilmediği, haricen öğrenmenin itirazın iptali davası için kanunda düzenlenen bir yıllık dava açma süresini başlatmadığı dikkate alınıp, davanın süresinde açıldığının kabulü ile işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. #######

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13776, K. 2012/7280, T. 08.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2011-13776-e-2012-7280-k-a432f46a0820