Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/13375 E. 2012/19970 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/13375
- Karar No
- 2012/19970
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/04/2011 tarih ve 2010/438-2011/122 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin yerine getirdiği taşıma hizmeti nedeniyle düzenlediği faturayı davalıya gönderdiğini, davalının fatura içeriğine yasal sürede itiraz etmediği gibi herhangi bir ödemede bulunmadığını, müvekkilinin bu nedenle davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini, % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, takibe konu faturanın kapalı fatura olup bedelinin ödendiğini ve müvekkilinin faturaya ilişkin borcu bulunmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini ve %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre icra takibine konu faturanın kapalı fatura olduğunu, davacının kapalı faturanın mal bedelinin ödendiğini gösterdiğine ilişkin karinenin aksini ispatlayamadığı, davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Ancak, davacının bedelini tahsil ettiği kapalı faturaya konu alacağı tekrar takibe koyması haksız ve kötüniyetli olduğundan İİK.'nun 67/2 gereğince, davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken davalının bu talebinin reddedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05/12/2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI İİK'nun 67/2 nci maddesi gereğince borçlu lehine tazminata hükmedebilmek için alacaklının takibinin haksız olması yeterli olmayıp alacaklının takibe geçmede ve itirazın iptali davası açmakta kötüniyetli olduğunun kanıtlanması gerekir. Alacaklının kötüniyetli sayılabilmesi için haksız olduğunu bildiği veya bilmesi gerektiği halde takibe girişmiş olmalıdır. Alacaklının kötüniyetli olduğu konusunda ispat yükü davalı borçludadır. Davalı borçlu, takip konusu alacağın aslında hiç doğmadığını veya sona erdiğini alacaklının bildiği halde takibe geçtiğini kanıtlarsa alacaklı aleyhine tazminata hükmedilir. Somut olayda davacı, davalıya taşıma hizmeti verdiğini, fatura düzenleyip gönderdiğini, davalının bedelini ödemediğini iddia etmiş; mahkemece, faturanın kapalı olması nedeniyle ödendiği yolunda karine oluştuğunu, davacının aksini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Faturanın kapalı olarak düzenlenmesi mahkemenin de belirttiği gibi sadece ödendiği yolunda karine oluşturur. Aksinin ispatı mümkündür. Davacının, bu hususun aksini ispatlayamaması, kötüniyetli olduğunun delili olamaz. Davacı haksız çıkmıştır, fakat ayrıca kötüniyetli olduğu, tahsil ettiği parayı bir kez daha tahsil etmeye çalıştığının davalı tarafından ispatlanması gerekir. Davalı, buna dair hiçbir delil ibraz etmemiş olup dosya kapsamından da bu durum anlaşılamamaktadır. Bu nedenle mahkeme kararının onanması görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun görüşüne iştirak edemiyorum.