Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/13198 E. 2013/15921 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/13198
- Karar No
- 2013/15921
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ BİRLEŞEN DAVA : KADIKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2008/515 ESAS Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/06/2011 tarih ve 2008/241-2011/428 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/09/2013 günü hazır bulunan davacı asiller Cevat Gündüz ve ... ile vekili Av. Burçin Yıldırım ve tüm davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili asıl ve birleşen davada, ... Boru ve Profil Endüstri A.Ş. ile Çayırova Boru ve Ticaret Anonim Şirketi'nde % 6,25'er oranında nama yazılı pay sahibi olan müvekkillerinin annesi Zerrin ...'in 29.03.2007 tarihinde vefat ettiğini, veraset nedeniyle intikal eden hisselerin davacılar adlarına pay defterine kaydedilmesi için anılan şirketlere yazılı başvuruda bulunulduğunu, bir kısım hissedarların payları hakiki değer üzerinden satın alma haklarını kullanarak şirkete bildirimde bulundukları beyan edilerek payların davacılar adına kaydından imtina edildiğini hatta ... Boru A.Ş.'nin mahkemeye başvurarak sözkonusu payların genel kurulda temsili hususunda kayyım atanmasını sağladığını ve bu payların gerçek değerlerinin tespitini istediğini, böylece önalım hakkı sürecinin hukuken ve fiilen başlatıldığını, önalım hakkını kullanan pay sahiplerinin kimliklerinin açıklanılmasından kaçınıldığını, değer tespitine itiraz edilmesi üzerine önalım hakkını kullanan pay sahiplerinin yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde pay defterine kaydının yapılacağının ifade edilmeye başlanıldığını, halbuki davalılardan Serpil Yolbulan ile Numan ...'in önalım hakkını kullanmış olduğunun tartışmasız olduğunu, Serpil Yolbulan'ın sonradan hisselerini devretmesinin sonucu değiştirmeyeceğini, mahkemelere şirketlerce yazılan dilekçelerden diğer davalıların da önalım hakkını kullandıkları anlaşıldığından onların da pay bedellerinin ödenmesinden sorumlu olduklarını, mahkeme aracılığı ile tespit edilen bedelin yönetim kurulu üyeleri için bağlayıcı olduğunu, yönetim kurulunun pay sahipleri önalım hakkını kullandıktan sonra artık onları pay defterine kaydetmek zorunda olduğunu, kanuna aykırı olarak önalım prosedürünü engelleyen yönetim kurulu üyelerinin pay bedellerinin ödenmemesinden doğan zarardan sorumlu olduğunu, müvekkillerine ait payların kaydı istemini reddedip önalım prosedürünü başlatan ve böylece alenen taraf haline gelen yönetim kurulu üyelerinin önalım haklarını kullandıklarının ve pay bedeli ödeme borcu altında olduklarının kabulü gerektiğini ileri sürerek, miras yoluyla davacılara intikal eden paylar üzerinde önalım hakkının kullanılmış olduğunun ve payların gerçek değerinin tespitini ve şimdilik 10.000.- TL'nin temerrüt faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri ve bir kısım davalılar, asıl ve birleşen davaların reddini savunmuşlardır. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, TTK'nun 418/4. maddesi hükmü anlamında kanuni önalım hakkının varlığından söz edebilmek için, şirket ana sözleşmesinde bağlam hükmünün bulunması, sonra da bağlam kapsamında olan hisse devrinin, TTK.nun 418/4.maddesinde sayılan olgulardan birisi yoluyla gerçekleşmiş bulunması, bu şartlar gerçekleştikten sonra önalım hakkının kullanılmış sayılması için de bu hakka sahip olan kişilerin (pay sahipleri ve/veya yönetim kurulu üyeleri) devir konusu payları gerçek değerden satın alma konusundaki iradelerini açıklayarak muhatabına yöneltmeleri gerektiği, şirketlerin ana sözleşmelerinde yer alan hükümlerden anlaşıldığı üzere, nama yazılı payların pay sahipleri arasında veya bir pay sahibi ile onun füruları arasında devri tamamen serbest olup, söz konusu devirler bakımından payların devrinde bağlamın söz konusu olmadığı, o halde Çayırova Boru ....A.Ş ile ... Boru... A.Ş'deki söz konusu devirler kapsamına giren nama yazılı payların bağlamlı olmayıp hakkında TTK'nun 418/4.maddesi hükmünün uygulanamayacağı, Zerrin ...'in sahip olduğu ... Boru ...A.Ş. ve Çayırova... A.Ş. payları onun vefatı ile yasal mirasçıları ... ve ...'e miras yoluyla intikal ettiği, bu intikal eden payların bu anonim ortaklıkların yönetim kurullarınca davacılar adına pay defterlerine yazılmış olduğu, bu nedenlerle taraflar yönünden TTK'nun 418/4. maddesi uyarınca kanuni önalım hakkının kullanılma şartlarının oluşmadığı, diğer bilirkişi raporlarında şirket ana sözleşmeleri incelenmeden ana sözleşmelerde bağlam hükmünün mevcut olduğu varsayımına dayalı olarak görüş bildirildiği, devir konusu hisseler üzerinde kanuni önalım hakkı bulunmamasına rağmen ilgili şirketlerin yönetim kurullarının bu hak varmış gibi prosedürü başlatmalarının kanuni önalım hakkına varlık kazandıramayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 11,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 17/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.