Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/11681 E. 2011/15334 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/11681
- Karar No
- 2011/15334
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/04/2009 gün ve 2008/501-2009/155 sayılı kararı onayan Daire’nin 10/03/2011 gün ve 2009/9616-2011/2544 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davacının keşidecisi ... olan 25.09.2007 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli ve keşidecisi ... olan 30.08.2007 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli iki adet çeki ciro yoluyla elinde bulundurduğunu, ancak bu çekleri davacıya veren ...nun ortağı bulunduğu davalı şirket tarafından Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/399 Esas sayılı dosyasında çek iptal davası açılarak bu çeklerin yapılan yargılama sonucunda iptaline karar verildiğini, ancak davalı tarafından bu davanın haksız ve kötü niyetli olarak davacı alacağının sürümcemede bırakılması amacıyla açıldığını, davalının davacı hakkında Kazan Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı şikayet sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, bu çeklerin meşru hamilinin davacı olduğunu ileri sürerek, Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/399 Esas 2008/21 Karar sayılı dosyasında verilen ödeme yasağı ve çek iptali kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu edilen çeklerin davacı tarafından davalı temsilcisinden gasp edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, yapılan hazırlık soruşturması sonucunda davacı da dahil şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işlediklerine ilişkin yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, davalının keşideciden çek bedellerini tahsil ettiği, çek iptali davasında verilen kararın mahiyetine göre ilam mahiyetinde olmayıp tespit niteliğini taşıdığı, gerçek çek maliklerinin ve hamilin iptale ilişkin olarak verilen bu kararın ortadan kaldırılmasını her zaman isteme hakkının bulunduğu, bu nedenle TTK'nun 575. maddesinde öngörülen ilan süresinin hak düşürücü bir süre olmadığı, bu süre içinde itiraz etmemenin hak sahibinin iptal kararının iptalini dava etmesine engel olmayacağı ve çeklerin hamilinin davacı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10.03.2011 tarihli kararı ile nanmıştır. Davalı vekili karar düzeltme istemide bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 17/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.