Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/7218 E. 2010/6736 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/7218
Karar No
2010/6736
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Sarıyer 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.04.2007 tarih ve 2006/318-2007/91 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin ortakları olduklarını, oturdukları konutların tapularının davalı kooperatif üzerinde gözüktüğünü, davalı şahısların davalı kooperatiften alacakları olduğu iddiasıyla başlattıkları icra takiplerinin itiraz edilmeksizin kesinleştirilmiş olduğunu, ayrıca taşınmazlar üzerinde vergi dairesinin ve belediyenin hacizleri bulunduğunu, oysaki müvekkillerinin herhangi bir vergi borcunun olmadığını ileri sürerek, dilekçede belirtilen taşınmazların müvekkillerine ait olduğunun tespiti ile davalı kooperatif üzerindeki kaydın iptaline, müvekkilleri adına tapuya tesciline, çekişmelerin önlenerek tapu kaydında bulunan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şahıslar vekili, davacıların isteminin takip hukuku kapsamında istihkak iddiası niteliğinde olup, yetkili ve görevli yargı yerinin icra hukuk mahkemesi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Maliye Bakanlığı vekili, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini savunarak, görev yönünden reddini istemiştir. Davalı Belediye vekili, davanın reddini istemiştir. Davalı kooperatif vekili, davanın Kooperatifler Kanunu 99/1 nci maddesi hükmü uyarınca ticari dava mahiyetinde bulunduğunu, yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Ticaret Mahkemeleri olduğunu savunarak, iş bölümü itirazında bulunmuştur. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatif hakkında açılan davada iş bölümü itirazının kabulü ile dosyanın tefrik edilerek davanın görevli ve yetkili İstanbul Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davalı belediye ve vergi dairesi müdürlüğüne karşı açılan davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden mahkemenin görevsizliğine, diğer davalılar hakkında açılan davanın istihkak davası niteliğinde olması nedeniyle görev yönünden reddine, dosyanın tefrik edilerek Sarıyer İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, ortaklık hakkına dayalı olarak dilekçede belirtilen taşınmazların davacılara ait olduğunun tespiti ile davalı kooperatif üzerindeki kaydın iptal edilerek sözkonusu taşınmazların davacılar adına tapuya tesciline, çekişmelerin önlenerek tapu kaydında bulunan hacizlerin kaldırılması istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davalı kooperatif yönünden iş bölümü itirazının kabulü ile dosyanın tefrik edilerek davanın görevli ve yetkili İstanbul Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davalı belediye ve vergi dairesi müdürlüğüne karşı açılan davada idari yargının görevli olduğu, diğer davalılar hakkında açılan davanın ise istihkak davası niteliğinde olması nedeniyle dosyanın tefrik edilerek Sarıyer İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Asliye hukuk mahkemesinde HUMK’nun 43 ncü maddesine göre birden fazla kişiye (ihtiyari dava arkadaşı) karşı açılan dava davalılardan bazısı için ticari dava, diğerleri için ticari dava niteliğinde değilse ve haklarındaki dava ticari dava olan davalılar süresinde iş bölümü itirazında bulunursa asliye hukuk mahkemesinin iş bölümü itirazını kabul ederek davanın tümünün ticaret mahkemesine gönderilmesine karar vermesi gerekir.Çünkü davanın ticari dava olan bölümüne TTK’nun 5/2 nci maddesi gereğince ticaret mahkemesinde bakılması gerekir.Davalar arasında HUMK’nun 43 ncü maddesi anlamında bir bağlantı olduğu için de asliye hukuk mahkemesi ayırma kararı veremez. (Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt 1, sayfa 694, 6. Bası 2001). Somut olayda, davacılar kooperatif ortaklığından kaynaklanan haklara dayalı olarak istemde bulunmuştur.Kooperatifler Kanunu’nun 99/1 nci maddesinde bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davalarının tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılacağı belirtilmiştir.Bu durumda mahkemece, iş bölümü itirazı kabul edildiğine göre gerçek kişi davalılar ile davalı belediye ve hazineye yönelik davalar hakkında da görev yönünden bir karar verilmeden sadece gönderme kararı verilmesi ile yetinilmesi, bu davalılar yönünden göreve ilişkin inceleme ve değerlendirmenin dosyanın gönderildiği İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2-Öte yandan, gönderme kararı ile dava sona ermeyip, davaya gönderilen mahkemede devam edilir ve davanın esası hakkında orada karar verilir.Bu nedenle gönderme kararında davacı yargılama gideri ve vekalet ücreti ödemeye mahkum edilemez.Gönderme kararı yalnız başına temyiz edilemez ise de gönderme kararının niteliğine tamamen yabancı olan ve onunla bağdaşması mümkün olmayan nihai bir hükmün yanılgı sonucu gönderme kararı ile birlikte verilmesi halinde bu hüküm yalnız başına temyiz edilebilir.Somut olayda, mahkemece sadece gönderme kararı verilmesi gerektiğinden davacılar aleyhine vekalet ücretine karar verilmesi de yerinde olmayıp, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7218, K. 2010/6736, T. 10.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2010-7218-e-2010-6736-k-8ac967985dc5