Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/6258 E. 2010/6447 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/6258
Karar No
2010/6447
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.06.2008 tarih ve 2007/942 - 2008/317 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalının imal ettiği A2 Blok 11 nolu dükkân için ortak kabul edileceği vaadi üzerine, Türk Ticaret Bankası Tuzla İçmeler Şubesi nezdindeki davalı hesabına 17.08.1999 tarihinde 20.000 DM yatırmasına karşılık ortak olarak kaydedilmediğini, bu yoldaki başvurularının ortaklık hakkının tanınacağı veya parasının iade edileceği beyanlarıyla geçiştirildiğini, 11 nolu dükkânın başka bir şahsa verildiğini öğrendiğinde ise yatırdığı paranın iadesini istediği, bu talebinin de yerine getirilmemesi üzerine 29.03.2007 tarihinde başlattığı icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra-inkâr tazminatına karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığı savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, kooperatifle ortağı arasındaki alacak iddialarına konu alan uyuşmazlıkların BK'nun 126/4. Maddesinde belirtilen beş yıllık zamanaşımına tabi ise de, davaya konu alacak iddiası bakımından zamanaşımı süresinin geçip geçmediğinin belirlenmesinin zamanaşımının başlangıç tarihinin tespitine bağlı olduğu, ortaklık ödemelerinin kooperatif tarafından kabulünün davacının eylemli olarak kooperatif ortaklığına kabul edildiği anlamına geldiği, ortaklık ilişkisi kurulduktan sonra ise asıl olanın ödemenin iadesi değil üyelik hakkıyla sağlanacak menfaatin sağlanması olacağından yapılan ödeme ile ilgili olarak zamanaşımından ve zamanaşımı başlangıcından söz edilmesinin mümkün bulunmadığı gibi, bu savunmanın TMK'nun 2. maddesinde yer verilen iyiniyet kuralıyla bağdaşmadığı, davacının davalı hesabına 17.08.1998 tarihinde “A2 11 Nolu dükkân” açıklamasıyla 20.000 DM tutarında ödeme yaptığı, aynı gün kooperatifin döviz tevdiat hesabından 110.256 DM çekilmek suretiyle hesap bakiyesinden düşüldüğü, 20.000 DM gibi dikkatten kaçırılmayacak bir paranın, davacının ödeme yaptığı yapılan gerçekleşen para çekme işlemi nedeniyle davalı kooperatifin bilgisinde bulunduğu, ancak davacının bu ödemesinin inkâr edildiği, davacıya ortaklıktan doğan haklarının tanınacağı yönünde bir yaklaşımın da söz konusu olmadığı, davacı ortaklığının kooperatif yönetimince benimsenmediğinin sözlü olarak bildirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve icra inkâr tazminatına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 858.43 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6258, K. 2010/6447, T. 07.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2010-6258-e-2010-6447-k-fbd2831bbe57