Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/6176 E. 2010/9456 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/6176
- Karar No
- 2010/9456
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Edirne 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.07.2008 gün ve 2007/139-2008/197 sayılı kararı onayan Daire’nin 01.03.2010 gün ve 2009/7636-2010/2271 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalılar aleyhinde çeke dayalı icra takibi başlattığını, bu takibin kesinleştiğini, bir miktar tahsilat yapıldığını, ancak davalıların açtıkları borçlu olmadıklarının tespiti davası nedeniyle işlemlerin durduğunu, davanın ret edilerek kesinleştiğini, bu kere takip sırasında zamanaşımına uğradığından bahisle icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, iş bu davanın İİK'nun 33/a maddesi uyarınca açıldığını ileri sürerek, 12.500.00 YTL’nın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın süresinde açılmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın İİK'nun 33/a maddesine dayalı açıldığı, temel ilişkiye dayanılmadığı, davacının alacağını kambiyo hukukuna dayandırdığından TTK'nun 726. maddesinde öngörülen 6 aylık zamanaşımı süresinin dolup dolmadığına göre tayin edileceği, 24.01.2000 tarihli çekin, 27.01.2000 tarihinde bankaya ibraz edildiği, bu tarihten itibaren zamanaşımını kesen işlemler olarak takip talebinde bulunulduğu, ödeme emri tebliğ edildiği ve son olarak 19.03.2001 tarihinde haciz talebi olduğu, bu tarihten sonra zamanaşımını kesen herhangi bir işlem bulunmadığı, her ne kadar davalılarca menfi tespit davası açılmış ise de bu davanın zamanaşımını kesmeyeceği, esasen bu davada davacının çeke dayalı alacağı dava etme hakkı bulunduğunun açıklandığı, alacağın varlığına dair kesin hüküm teşkil etmediği, zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın, davacı vekili tarafından temyizi üzerine mahkeme kararı Dairemizin 01.02.2010 tarihli kararı ile onanmıştır. Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 30.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.