Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/6041 E. 2011/17528 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/6041
Karar No
2011/17528
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2009 tarih ve 2008/304-2009/345 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin velayeti altında bulunan kızı ...’ın velisi olan annesinin bilgisi dışında davalılar tarafından fotoğraflarının çekildiğini, çekilen fotoğraflardan birinin 16/10/2005 tarihinde Hürriyet gazetesine verilen reklam ilanında yayınlandığını, bu durumun ... ile velisi olan ...’ın manevi haklarına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, 10.000.000.000,00-TL manevi tazminat ile uğranılan maddi zararın üç katı tutarı karşılığı olarak şimdilik 1.000.000.000,00-TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davaya bakmaya Asliye Hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının iddialarının dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, tespit edilen 2.000,00-TL maddi tazminat ile takdiren 2.000,00-TL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. Karar, davacı ve davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. 1.Dava dilekçesinde davacılar Mevlüde ve ... ayrı ayrı davacı olarak gösterilip her ikisi yararına da manevi tazminat istenildiğinden hangisi için ne kadar tazminat istendiği Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119/2-ğ ve 31 hükümleri uyarınca davacılar vekiline açıklattırılarak, her birinin talep sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bu eksiklik giderilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın taraflar lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2.HMK’nun 177/1. maddesine göre ıslah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Bu nedenle 04/02/1948 tarihli 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere bozmadan sonra ıslah yapılamaz. Mahkemece bu yön gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, Dairemizin hükmüne uyulan bozma kararından sonra yapılan ıslah talebi esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, kararın davalılar lehine bozulması gerekmiştir. 3. Bozma neden ve şekline göre temyiz edenlerin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 22.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6041, K. 2011/17528, T. 22.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2010-6041-e-2011-17528-k-757b5dc158ef