Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/5327 E. 2011/16292 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/5327
Karar No
2011/16292
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 8.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.12.2009 tarih ve 2007/2340 - 2009/2477 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya olan borcu nedeniyle başlatılan icra takibi kapsamında SSK tarafından bağlanan emekli maaşına haciz konulduğunu, emekli maaşı haczedilemeyeceğinden haczin kaldırılması için Ankara 8. İcra Mahkemesi'ne şikayette bulunulduğunu, şikayetin kabulüne dair karar ile haczin kaldırıldığını ve icra dosyasında mevcut olan toplam 850 TL kesintinin müvekkiline iade edildiğini, ancak kesintilerin 24.03.2006 tarihinde başladığını ve kesintiler dolayısıyla müvekkilinin 1.754,00 TL daha bakiye alacağı bulunduğunu belirterek, 1.754,00 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının 2006 yılı başından beri yapılan kesintilere bir itirazının bulunmadığını ve bu suretle kesintilere muvafakat ettiğini, bu aşamadan sonra talepte bulunmasının hakkın kötüye kullanılması olacağını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, 24.03.2006 tarihinden itibaren davacının emekli maaşının kesildiği, 12.04.2007 tarihli karar ile şikayet yolu ile haczin kaldırıldığı, bu süreçte davacının şikayet etmeyerek ve hukuki haklarını kullanmayarak kesintiye zımnen muvafakat ettiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 31.03.2004 tarih, 2004/12-202 Esas 2004/196 Karar sayılı kararında da bu durumun MK'nun 2. maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacının SSK emekli maaşının haczi nedeniyle yapılan kesintilerin istirdadı istemine ilişkindir. Kural olarak, borç dolayısıyla borçlunun malvarlığını teşkil eden mal, alacak ve hakları, haczedilebilmekle birlikte, borçlunun ve ailesinin yaşaması ve ekonomik varlığını devam ettirebilmesi için bazı mal ve haklarının haczedilemeyeceği kabul edilmiştir. Nitekim, İİK’nun 83. maddesinde, kısmen haczedilemeyecek değerler açıkça belirlenmiş, yine davaya konu olan dönemde yürürlükte bulunan 506 sayılı SSK'nun 121. maddesinde de SSK emekli maaşının haczi yasağı açıkça düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, emredici nitelikteki hükümlerdir. Bu kapsamda, mahkemece aksi düşünce ile, Mart 2006 tarihinden Mart 2007 tarihine kadar yasal yollara başvurmamak suretiyle davacının hacze zımnen muvafakat ettiği ve bu döneme ilişkin talepte bulunmasının MK'nun 2. maddesine göre hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5327, K. 2011/16292, T. 02.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2010-5327-e-2011-16292-k-d72f1fc9d39d