Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/4689 E. 2010/8392 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/4689
Karar No
2010/8392
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.02.2008 gün ve 2006/168 - 2008/24 sayılı kararı onayan Daire’nin 14.01.2010 gün ve 2008/8857 - 2010/329 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 07.04.1997 tarihinde endeks okuma işinin üçüncü şahıslara endeksörle yaptırılması ile ilgili sözleşme imzalanarak, üç yıl boyunca hakedişlerin artışı konusunda bir sorun yaşanmadığını, sözleşmenin sona ermesinden sonra yeni ihale açmayan davalının işi devam ettirmesini müvekkilinden istediğini, bundan sonraki döneme ilişkin hakedişlere DİE'nin belirlediği TEFE oranı uygulamayıp davalının eksik ödeme yaptığını, müvekkilinin ihtirazi kayıtla eksik ödemeyi kabul ettiğini, bu konuda açılan kısmi davanın kabulle sonuçlandığını ileri sürerek, bakiye 21.242,00 TL'nın eksik ödeme tarihlerinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 11.01.2008 tarihli dilekçe ile davaya konu edilen meblağın KDV'si olan 3.823,00 TL'nın da davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece taraflar arasında bulunan üç yıllık sözleşmenin bitmesi sonrasında davacının davalının isteği üzerine endeks okuma işine devam ettiği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalının yapılan iş karşılığında toplam (KDV hariç) 104.700,20 TL ödeme yapması gerekirken 82.458,20 TL ödediği, aradaki farkın 22.242,00 TL olduğu, bu meblağın 1.000,00 TL'nın Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce hüküm altına alındığı, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca ödenmesi gereken vergiden davacının sorumlu olduğunun kararlaştırıldığı, davalı daha önce temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceği ve 01.01.2000 tarihiden itibaren reeskont faizinin yasal faize eşit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 21.242,00 TL'nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır. Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK'nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. 2-Davacı vekili, açtığı davada alacağın reeskont oranında faiziyle birlikte tahsilini istemiş, mahkemece yasal faiziyle birlikte tahsile karar verilmiştir. 04.12.1984 tarih ve 3095 sayılı Yasa’nın 2/3.maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizinin, T.C.Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranı olduğu belirtilmiş iken, 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01.01.2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanacak temerrüt faiz oranı, T.C.Merkez Bankası'nın kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı faiz oranı olarak değiştirilmiştir. 5335 sayılı yasa ile de 3095 sayılı Kanunda hukuki ilişkinin niteliğine göre talep edilebilecek temerrüt faiz türleri düzenlenmiş anılan yasada reoskont faizi adı altında bir temerrüt faiz türü gösterilmemiştir. Uyuşmazlığın ticari bir işten kaynaklanması nedeniyle davacı tarafından alacağın avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmesi mümkün iken 3095 sayılı Yasada düzenlenmemiş ve bu faiz oranından daha düşük seviyedeki reoskont faizi üzerinden istemde bulunulmuş olması karşısında mahkemece yapılan reoskont faizi=yasal faiz kabulü ancak 5335 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği tarihe kadar doğru bir yorum tarzı ise de,bu tarihten sonra davacının yasal faiz oranından daha yüksek ancak avans faizinden daha düşük olan bir oranda faiz talep etmesinde bir usulsüzlük bulunmadığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın HUMK’nun 438/7.maddesi hükmü uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair karar düzeltme isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “yasal faiz” ibaresinin karardan çıkartılarak yerine “reoskont faizi” ibaresinin yazılmasına kararın düzeltilmiş bu yeni şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 15.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4689, K. 2010/8392, T. 15.07.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2010-4689-e-2010-8392-k-90cc799fa727